18 Aralık 2008 Perşembe

KKE Bugün Saat 6'da Eylem Yapacak

Protestoda bugün vurulan Yunan Komünist Partili (KKE) bir göstericiymiş.
Bu olayı kınayan KKE Bugün saat 6'da Peristeri'nin merkezinde bir eylem gerçekleştirecek.
Daha önce kitlesel gösterilere katılmayan (ama gençlik örgütü KNE katılıyordu.) ve gösterilerdeki mülke zarar eylemlerini yapanları provakatörlükle suçlayan KKE'nin tavrında bir değişiklik olmuş olabilir.



AA'nın haberi

http://www.haberler.com/yunanistan-da-olaylar-suruyor-4-haberi/

Anadolu ajansı bir protestocunun daha vurulmasını haber yapmış

Kıbrıs Dayanışma Eylemi Çağrısı-20 Aralık

Yunanistan’da sistem karsiti bir gencin polis tarafindan oldurulmesiyle tum dunyada baslayan protesto gosterilerine Kibris gencligi de sokaga cikarak destek veriyor.

Ulkemizde de orduya hakaret eden yazilamalar yaptiklari ve devlet buyuklerine hakaret ettikleri gerekceleriyle tutuklanan ve gunlerce gozaltinda tutulan gencler Polis devletinin siddetini yakindan hissetmislerdi.

Yunanistan’daki olaylarla tum dunyayi sarsan hareketin, katledilen tum gencler ve devletin usaklarina karsi mucadele edenlerin anisina, Avrupa'da ve kuresel-olcekte direnis eylemleri yapilmasi cagrisi uzerine, Polis devletinin siddetini her alanda yasayan Kibrislilar olarak, militarist bir anlayis icerisinde Turkiye Cumhuriyeti askeri kurumlarina bagli olan polis kurumunun sivillesmesini savundugumuzu ortaya koymak ve kardesimiz Alex’in oldurulmesini protesto etmek uzere sokaklardayiz.


YAPILAN ORTAK CAGIRI ASAGIDA....

20 Aralik’ta Kibris Gencligi de sokakta….

20 Aralik gunu saat 14:00’da, Ozgurluk, Demokrasi, Evrensel Hukuk, Sivil Devlet, YASANABILIR DUNYA ve YASANABILIR BIR KIBRIS icin sokaklardayiz. ..

Benim de sozum var, ama sadece sozum var demeyip "KIBRIS'A SAHIP CIKIYORUM" diyorsan 20 Aralik gunu omuz omuzayiz. Isgal altindaki Atina Politeknik meclisi, katledilen tum gencler, gocmenler ve devletin usaklarina karsi mucadele edenlerin anisina, Avrupa’da ve kuresel-olcekte direnis eylemleri cagrisi yapmayi kararlastirdi. Yasamlarimiz devletlere ve katillerine ait degil! Katledilen kiz ve erkek kardeslerimizin, dostlarimizin ve yoldaslarimizin anisi mucadelelerimizde yasiyor! Kardeslerimizi unutmuyoruz, katillerini affetmiyoruz.

Tum Avrupa Gencligi el ele sokaklardayiz !!!

Yuregimizle sokaktayiz, Polis siddetine karsiyiz !!

Bozuk duzene karsi cik, memleketine sahip cik…!!!

TARIH: 20 ARALIK

BULUSMA YERI VE SAATI: LEFKOSA TERMINALI 14:00

YURUYUS GUZERGAHI: Terminal-TC Elciligi- Meclis- Cumhurbaskanligi

YKP Genclik, BKP Genclik Kollari, TDP Genclik Kollari, KSP Genclik Birimi, BARAKA Kultur Merkezi, E.K.I.M

New School Üniversitesi işgal edildi.

17.12.2008

"Şu anda New School Üniversitesinde işgali başlattık,

Bu alanı kendimiz için, bize katılmak isteyen herkes için, genel otonom kullanımımız için işgal ettik (kurtardık, özgürleştirdik). Bu işgal, Yunanistan'ın, İtalya'nın, Fransa'nın ve İspanya'nın üniversite ve sokaklarındaki işgallerle bir dayanışma eylemidir.

Bu işgal, New School'daki şirketleşme çabaları ve buna bağlı olarak eğitimin gittikçe kötüleşmesi gibi belirli şartlara cevap olarak başlamıştır. Ancak, krizde olan sadece üniversite değil, New York City'dir de: önümüzdeki aylarda, binlercemiz işlerimizi kaybediyor olacağız, bir yerde yaşamak gittikçe karşılanamaz hale gelecek ve bir çoğumuz karın tokluğuna yaşıyor olacağız.

Bu koşullar altında, üniversitelerimizdeki, şehirlerimizdeki, tüm sosyal ilişkilerimizdeki kapitalist varoluşun dayanılmaz koşullarını vurgulamak istiyoruz. Bu amaçla, bu gece New School'dan başlıyoruz, ve bu iş burada bitmeyecek.

Böylece, bu işgalle, New York City ve United States'de yaklaşan işgal, abluka ve grev dalgasının açılış törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz.

Emin olun, bu sadece bir başlangıç.

New York'yan Yunanistan'a, İtalya'ya, Fransa'ya, İspanya'ya ve yaklaşan isyana,
Sevgi ve dayanışma ile.

İşgal edilmiş New School."

Kaynak: http://nyc.indymedia.org/en/2008/12/102240.html

Engin Ardiç'a cevap

Mutlu Anarsist Yoktur

'hiçbir şey gerçekleşmiş bir ütopyadan daha gerçek değildir'

polisin öldürdükleri geliyor aklıma
mutlu anarşist yoktur

oraya buraya diktiniz birer mobese
el sallıyoruz buradan onlara sahi
her tipten hücreleriniz bekliyor
bizi yasalarınıza uydurabilir misiniz ki?

doğmazdan önce de sömürüyordun
miş gibi yapmaya devam (e)diyorsun
mutlu anarşist yoktur

yoldayız
hadi mimledin şimdi bizi
isyanı denetleyebilecek misin ki?

bir gün seni de aramızda göremeyeceğiz
-sen şimdi yorumluyorsun ya anarşizmi-
mutlu anarşist yoktur
ama öyleyiz biz yine de

Sinan Praksis

anarsistiletisim adli mail grubundan alinmistir.

Mutlu konformist!

2008-12-18 - 10:08:00

Mutlu konformist!

Sevgili arkadaşım Orhan Cerav’ın yolladığı, Sabah adlı bir gazetede çıkan Engin Ardıç adlı birisinin “Mutlu Anarşist Yoktur” yazısını okuduğumda, Orhan’ın internetten bana ara sıra gönderdiği o meşhur ophaaaaaaaa kahkahasını koyuverdim. Çok bilen birisi, yine anarşizm konusunda bazı gülünesi herzeler yumurtlamış.

Hayatta o kadar çok yanlışlık vardır ki, bunları düzeltmeye kalkışırsanız sizin hayatınız kayar. Hele medyadaki yanlışları düzeltmeye kalkmak! Bu imkânsızdan öte bir şeydir. Ne var ki, bazen bazı şeyler kanınıza dokunup sizi kışkırtabiliyor. İşte Engin Ardıç’ın yazısı bende böyle kışkırtıcı bir etki yaptı. Kendisine teşekkür borçluyum!

Engin Ardıç, anarşizmi kulaktan dolma da olsa biraz biliyor. Öyle ki, yazısının başlığını koyarken bile, Aragon’un çok tanınmış „Mutlu Aşk Yoktur“ başlıklı şiirindeki „aşk“ sözcüğünün yerine „anarşist“ sözcüğünü yerleştirecek kadar ve tabii ki, bu bir yanılma değil. İfade yanıltıcıdır ama Ardıç, belki kendisi de bilincinde olmadan „aşk“ ve „anarşist“ sözcüklerinin yaptığı ortak çağrışımın cazibesine kapılıvermiş.

Şimdi yanlışların düzeltilmesine geçeyim.

"Ütopyadır... gerçekleşmesi asla mümkün olmayan...“ Yani bir şeyin gerçekleşmeyecek bir şey olduğunu kanıtlamak için kısa yoldan ona „ütopya“ dediniz mi mesele hallolmuş olur, siz de neden gerçekleşmeyeceğini kanıtlama zahmetinden kurtulursunuz. Oysa anarşizm gerçekleşmeyecek bir ütopya değil, tersine gerçekleşmiş bir gerçekliktir. İnsanlığın yüz binlerce yıllık uzun tarihi göz önüne alındığında devlet ve para oldukça yenidir. Yani insan toplulukları yüz binlerce yıl devletsiz ve parasız yaşamış ve herhalde devlet ve paranın olduğu kısa döneme göre oldukça mutlu yaşamıştır. Devlet ve paranın olduğu dönemlerde bile birçok insan topluluğu devleti ve parayı reddederek var olmuştur uzun dönemler. İşte bu anlamda anarşizm gerçekleşmiş bir gerçekliktir. Gelecekte de insanlığın devlet ve paranın baskısını ilelebet çekmeye devam edeceğini ileri sürmenin hiçbir mantıki açıklaması yoktur. Elbette geleceği bilemeyiz ama insanlığın daha mutlu bir toplumsal örgütlenme kuramayacağını ileri sürmek sadece bugünün konformistlerine özgü bir düşünce tarzıdır.

„Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının anarşizmle uzaktan yakından hiçbir ilgi“sinin olmadığı görüşü de o kadar doğru değildir. Evet, Deniz Gezmiş ve arkadaşları anarşist değildi, ama onların doğrudan eylem tarzı anarşizme bire bir uygundu. Bu Mayıs ayında Yıldız Teknik Üniversitesi‘nde katıldığım bir 68 toplantısında bunu Veysi Sarısözen, „biz çimenlerin üstünde oturmuş eylemi nasıl başlatalım diye düşünür ve tartışırken, Deniz ve arkadaşları bir anda kapıları tutuverdiler. Eylem başlamıştı“ sözleriyle çok güzel anlatmıştı.

Anarşizm, bir düşünce akımı olarak, Türkiye’nin o günkü siyasi ve kültürel ikliminde kendine bir yer bulamamıştı ama doğrudan eyleme ilişkin anarşist tarzın uygulayıcıları Deniz Gezmiş ve arkadaşları olmuştu. Demek ki, öyle „uzaktan yakından“ diye kestirip atılacak kadar da uzak değillermiş anarşizme.

„Anarşizme bireyci komünizm“ dendiği hiç olmamıştır. Bireycilikle komünizm anarşizmin içinde bile zıt kutuplarda yer almıştır. Bireyci anarşistlerle anarkokomünistler ve komünalist anarşistler çok az bir araya gelmiştir.

Ardıç, 20. Yüzyılın başındaki anarşizme ilişkin olarak „bomba atmak, adam öldürmek“ gibi „aptalca“ eylemlerden söz ediyor ama bu eylemlerin nedenlerine ve niçinlerine ya da tarzlarına ilişkin asla derinlemesine düşünmediği anlaşılıyor. Bir kere, bu eylemleri yapan anarşistlerin Ardıç’tan daha zeki ve duyarlı insanlar olduğuna kesinlikle eminim. Bu insanlar, „iki evlilik arasına sığdır“dıkları „anarşist“ Yunan sevgilileri ile kahvelerde sürtmek yerine, zulmün temsilcilerine karşı kendilerini de feda eden bireysel bir başkaldırı yoluna gitmiştir. Eylemlerinin yanlışlığını ne kadar düşünürsek düşünelim, bir kere bu başkaldırıyı saygıyla karşılamak gerekir. Bu anarşistlerin „örgütlü terör“le hiçbir ilgisi olmamıştır. Ne yaptılarsa kendi başlarına ve bireysel olanaklarıyla yapmışlardır. Bu yüzden de o zamanın önde gelen anarşistleri, Kropotkin, Malatesta, Emma Goldman vb., tarzlarına katılmasalar da onları kamuoyu önünde kınamayı haklı olarak reddetmiştir.

Anarşizmin, İspanya iç savaşından sonra „öldüğü“ ya da „bittiği“, sadece Ardıç‘ın seyretmeyi arzuladığı bir senaryodur. Eğer dediği gibi olsaydı, Ardıç da bu yazıyı yazmak zorunda kalmayacaktı.

Ecevit Kılıç’ın Türkiye’deki anarşistlerle konuşması büyük bir gazetecilik başarısı değildir. Ardıç öyle bir izlenim yaratıyor ki, sanki Ecevit, yer altından bir takım yaratıkları bulup su yüzüne çıkartmış. Yok böyle bir şey oysa. Kaos Yayınları, Cağaloğlu’nda yıllardır aynı adreste mütevazı çalışmasını sürdürmektedir.

„Mutlak eşitlik bir rüyadır.“ Eh şimdi anlaşılıyor, Engin Ardıç rüya görmekten bile hoşlanmıyor.

„İnsan toplulukları yönetimsiz varolamazlar...“ demiş Engin Ardıç yazısının sonlarına doğru, yani bu yüzden rüyaymış mutlak eşitlik. Bir kere, anarşizmin mutlak eşitlik diye bir görüşü yoktur. Anarşizm, insanlar arasındaki zekâ ve yetenek farklarını (ki Ardıç’ın varlığı bunun en iyi göstergesidir) reddetmezler. Onların reddettiği, tam tersine, doğal farklılıkların da üzerindeki, doğaya aykırı, toplumsal güçten doğan farklılıklardır. Bir zengin çocuğu, sırf zengin olduğu için, kendisinden çok daha zeki ve yetenekli bir yoksul çocuğunun patronu ya da yöneticisi olur. Doğal olmayan, karşı çıkılması gereken budur. Kaldı ki, anarşistlerin her türlü yönetime karşı olduğu da doğru değildir. Anarşistler, baskıcı, insan inisiyatifini yok eden yönetimlere ve doğal olarak bunun en belirgin örneği olan devletlere karşıdır. Galiba, Ardıç, özyönetim diye bir şey duymamış ve bunu en çok telaffuz edenlerin anarşistler olduğunu da.

„Toplum dışı‚ 'hippi' olmaya çalışıyorlar“ buyurmuş Ardıç. Keşke 68 başkaldırısının sembollerinden olan hippilerden o yaşındayken bir şeyler öğrenmiş olmaya gayret edebilseydi.

O zaman, pek beğenerek köşesine koyduğu fotoğrafındaki o konformist yüz ifadesi biraz daha sempatik bir hal alabilirdi. Bunu düzeltmem mümkün değil, ne yazık ki.

Gün Zileli



kaynak : http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa_yazar.php?Yazar=G%C3%BCnZileli&KartNo=52647

Dün gece Atina'da bir öğrenci vurulmuş!

11:50 Peristeri, Atina'da bir öğrenci vuruldu, öğrenci eylemleri başlamak üzere

Dün gece, 16 yaşındaki bir öğrenci Peristeri, Atina'da, okuluna yakın bir yerde vurulmuş ve yaralanmış. 16 yaşındaki öğrenci, başka 10 öğrenciyle birlikte gelecekteki hareketleri tartışıyormuş. Vuran kişinin kim olduğu bilinmiyor, ancak gizli bir polis veya bir faşist olduğu neredeyse kesin. Polis, saatler sonra sadece bir açıklama yapmış. 16 yaşındaki gencin arkadaşları kurşun kovanını almak için olay yerine döndüklerinde onlara da ateş edilmiş.

Atina öğrenci eylemi, yoğun yağmur altında, başlamak üzere.

Devamı gelecek.

Orjinal metin: http://www.occupied london.org/ blog/2008/ 12/18/26- 1150-student- shot-in-perister i-athens- student-demo- set-to-start/