İletişim/ Bildiri
(6 Mayıs)
Dün gerçekleşen büyük grevde toplum kendisine ait olmayan bir yenilgi
olan trajik bir olayla bağlantılandırılma girişimi tarafından altı
kazınmaya çalışılan büyük bir zaferi deneyimledi.
"Marfin" Bankasındaki yangın altının soğuk dokunuşundan çoktan
"soğumaya" başlamış olan politik ve sosyal sisteme "samimiyeti" sundu.
Halkın öfke atmosferinin dışında yatan ve Alexandras caddesinden
Syntagma meydanına kadar kendini ifade eden trajik olay, "şiddetin
uzmanlarının" tahammülsüzlüğünden meydana gelmiştir. Saldırgan
avangardın kabuğu düşmüştür ve toplumun dışında ve topluma karşı yatan
bir rol olarak "belayla savaşma" rolünü çıplak hale getirmiştir.
Roller, emirler ve toplumun yanında olmaktansa ona karşı olma algısına
olan takıntı, üç çalışanın ölümüne neden olmuştur.
Böyle pratiklerin ve mantıksal temellerin patronların ve devletin
çıkarlarıyla aynı olduğu ve onlara hizmet ettiklwei ifşa edilmiştir.
Tahakküm güçlerine böyle toy bir davranış patronlar ve devletle resmi
bir işbirliğinden daha etkilidir. Atina'nın başından sonuna kadar
200,000 insanın katıldığı kitlesel yürüyüş şiddetin aktarına bir
cevaptır. Her zaman kendini ifade eden sosyal öfke (squatlar,
çatışmalar ve gösteriler) kendi kendini atamış olan kurtarıcılardan
ziyade toplumun kendi seçimidir.
Anti-otoriter Hareket, kendi toplum ve "doğrudan sosyal eylem -
doğrudan demokrasi" sloganı kavramsallaştırmasına uyumlu olarak, diğer
anarşist yapıların oluşturduğu bloklar gibi kendi kendini koruyan ve
gerçek, kitlesel bir blokta binlerce insanları bir arada
çömelmektedir. Organik bir parça olarak devletin hiçbir sosyal
meşruluğu olmadığını afişe eden muazzam radikal sosyal bir payın
ifadesine katkıda bulunmuştur.
Üç işçinin ölümü üzerine konsensüs inşaa etmeye çalışan rejimin mezar
hırsızlığına rağmen, "Marfin"in" çalışanlarının kendisi kışkırtıcının
yerini saptamıştır: "meslektaşlarım bugün fesatlar tarafından
katledilmiştir." Bankanın ve çalışmayanlara talimat veren Bay
Vgenopoulos'un kişisel olarak kötü niyeti, bir gün sonra ofise
gelmekten endişe etmelidir. " Çalışma koşullarını ücretli köleliğin
krematoryumuna çeviren failler. Yangında ölen insanların yasları
politik liderlerin göz yaşlarıyla değil sadece halk hareketinin
gözyaşlarıyla tutulmalıdır.
DOĞRUDAN EYLEM, DOĞRUDAN DEMOKRASİ
ÖLEN İŞÇİLERE SAYGI
HERKES SOKAKLARA
ATİNA ANTİ-OTORİTER HAREKETİ
Kaynak: Occupied London -
http://www.occupiedlondon.org/blog/2010/05/09/285-the-anti-authoritarian-movement-of-athens-ak-on-wednesdays-events/
Türkçesi: http://www.internationala.org/index.php/isyan/anarsist-hareket/678-atina-anti-otoriter-hareketi-ak-caramba-olaylar-uezerine-.html
İsyandan Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsyandan Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Mayıs 2010 Salı
10 Mayıs 2010 Pazartesi
Atina Cuma 7/5 - Yasa ve Düzen



Yunan polisi barışçıl bir gösteriye, Tsamadou' daki göçmenler sosyal merkezine, Zaimi sokağındaki bir sosyal merkeze ve Exarcheia caddesi civarında bulunan evlere saldırdı.
Bir çok insan evlerinde ve sosyal merkezlerde dövülerek, kafalarında ve kollarında camlar kırılarak saldırıya uğradı. Yaralananlara pansuman yaptırılmadı ve bir çoğu tutuklandı.
Haber Yunanistan' ın Indymedia sayfasından çabuk yayıldı. Bu sayfayı düzenli olarak takip eden polisler, yoldaşların, tutuklananların sorgulanmak için götürüldükleri Alexandras caddesindeki polis binasının önünde toplanacaklarını biliyordu. Yoldaşların polis binasının önünde toplanmasını önlemek için polisler, tutukluları şehrin güneyindeki Petrou Ralli polis merkezine götürdüler.
Ayrıca polisler Exarcheia bölgesinde bulunan özel mülkiyetlere saldırdı ve evlerin içinde yaşayan insanları dövüp, yaraladı. Bu saldırılarda yaralanan Ioanna Manousaka, Eleftherotypia gazetesine konuştu;
Barışçıl bir yürüyüşe katıldığını ve eve dinlenmek için döndüğünü ancak kısa bir süre sonra kapısının polislerce kırıldığını duydu. Ne olduğu görebilmek için kapısına doğru giderken polisler içeri daldı ve kadını dövmeye başlayıp kafasının çeşitli yerlerinden yaralanmasına sebebiyet verdi. Evin kapı kilidini parçaladılar. Kendi evinde kadını dövüp yaralayan polisler, polis kayıtlarına geçmemesi ve medyaya bu olayın duyurulmaması için yaşlı kadını tutuklamadılar.
Mağdurun korkarak susacağını düşünmüş olmalılar ancak Ioanna gidip medyaya bu olayı anlatacak kadar cesaretliydi.
Çeviri: T.Y.
Türkçesi: http://www.internationala.org/index.php/cokusun-semptomlari/ordu-polis-devlet-teroru/658-atina-cuma-75-yasa-ve-duezen.html
Kaynak: http://actforfreedomnow.blogspot.com/2010/05/friday-75-athenslaw-and-order.html
Selanik: 71 ATM kullanılmaz hale getirildi
5 Mayıs Çarşamba gününün erken saatlerinde Selanik'in çeşitli semtlerinde bulunan (Euosmos, centre, Touba, Ambelokipoi, Pylaia, Kalamaria, Sukies) 71 ATM'yi kullanılamaz hale getirerek 24 saatlik genel grevin açılışını kutlamaya karar verdik. Bu eylem toplumun işleyişinde var olan sessizliğe karşı varolan karşıtlığın bir parçası olan puzzle'ın başka bir parçasıdır. Paranın sirkülasyonuna karşı bir eylem. Herkesin yapabileceği kolay bir eylem (biraz kuru bir yapıştırıcı ve bir kaç kart bu makineleri sabote etmek için yeter). İlişkilerin tüketici kavramlarıyla açıklandığı bunun gibi bir toplumda, bizler yıkıcı arzularımızı salarak sömürünun mantığını bu şekilde değiştirerek yaşamlarımızda Devlet tarafından tanımlanmış normalliğe karşı çıkmak için her anı değerlendiriyoruz. Bizler üretimin ve böylelikle tüketim kesintiye uğratılacağı temel kriteri olan grevlerin devlete karşı gerçek tehditler olduğunu göstermek için eyliyoruz, bu biçimde normallik bloke edilebilir ve herkese yaşamlarını çalanlara karşı sokaklarda kendi direnişlerini örgütleme şansı verilmektedir. Grevlerin asimile edilmesinden ve başka bir demokratik hakka dönüşmesinden dolayı, bu tehdit gündelik yaşamda mutlu bir moladan başka bir şeye dönüşmemiştir.
Kaynak: Angry News From Around the World
Türkçesi: http://www.internationala.org/index.php/isyan/anarsist-hareket/668-selanik-71-atm-kullanlamaz-hale-getirildi.html
Kaynak: Angry News From Around the World
Türkçesi: http://www.internationala.org/index.php/isyan/anarsist-hareket/668-selanik-71-atm-kullanlamaz-hale-getirildi.html
Etiketler:
İsyandan Haberler,
Yunanistan'dan Bildiriler
9 Mayıs 2010 Pazar
Yunanistan: Son gelişmeler, değerlendirmeler
Yunanyalı Yoldaşlardan Açıklama: Katiller kendi kurbanlarının "yasını tutuyor"
Aşağıdaki açıklama, Atina'daki Skaramanga ve Patision adlı anarşist
örgütler tarafından birkaç saat önce hazırlanmıştır.
Katiller kendi kurbanlarının "yasını tutuyor"
(Bugün 3 kişinin trajik biçimde hayatını kaybetmesi hakkında)
Bugün, 5 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen büyük çaplı grev ile ilgili
gösteriler, toplumsal bir öfke patlamasına dönüştü. Her yaştan en az
200.000 insan(kamuda ve özel sektörde çalışanlar ve işsizler, yerel
halk ve göçmenler) sokakları işgal edip saatler boyunca sürekli
dalgalar halinde parlamentoyu kuşatıp ele geçirmeye çalıştılar. Baskı
güçleri ellerindeki tüm kuvvetlerle, aşina olduğumuz rollerini -
politik ve finansal otoriteleri korumak için geldiler. Çatışmalar
şiddetli biçimde saatler boyunca sürdü. Politik sistem, tüm
kurumlarıyla düşebileceği an aşağı seviyeye düştü.
Ancak, bütün bunların arasında, muhtemelen hiçbir kelimenin
açıklayamayacağı trajik bir olay gerçekleşti: 3 kişi, Stadiou
Caddesindeki Marfin bank'ın ateşe verilen şubesinde zehirlenerek
hayatını kaybetti.
Devlet ve onun medya şakşakçıları, açığa çıkan toplumsal öfkeyi
sakinleştirmek ve sarsılan otoritelerini yeniden tesis etmek,
sokakların yeniden polisler tarafından işgal edilmesini sağlamak,
devlet terörü ve kapitalist barbarlık karşısındaki toplumsal direnişi
ve itaatsizliği ortadan kaldırmak için,hiçbir şekilde utanmadan,
olayın yaşandığı ilk anlardan itibaren ölümlerin sorumlusu olarak,
yaşanan gelişmelerden fırsat bilen "katil - maskeli gençliği"
göstermeye çalıştı. Bu nedenle, son birkaç saattir polis kuvvetleri
Atina'nın merkezine doğru ilerlemekte. Bu polis kuvvetleri yüzlerce
kişiyi gözaltına aldı ve -ellerindeki silahlar ve gaz bombalarıyla -
Zaimi sokağındaki "birleşik çok biçimli eylem alanı" adlı anarşist
işgal ile Tsamadou sokağında "göçmen yuvasına" saldırı düzenlemeye
başladı. Her iki yer de Atina'ya komşu bulunan Exarchei'da
bulunmaktadır ve polisin harekatı nedeniyle ciddi zarar görmüş
bulunmaktadır. Başbakanlığın, "katillerin" yakalanmasına yönelik
harekatlar ile ilgili açıklaması ile birlikte, vahşi polis
saldırılarının yarattığı tehdit, kendiliğinden örgütlenen diğer
alanları da (işgaller ve yuvalar) tehlike altında bırakmaktadır.
Yöneticiler, devlet görevlileri ve bunların siyasi personeli,
Televizyon sözcüleri ve maaşlı kukla yazarlar da bu yönde hareket
ederek kendi rejimlerini temize çıkarmaya çalışmakta ve anarşistler
ile her türlü patronsuz direniş sesini kriminalize etmeye
çalışmaktadır. (resmi senaryo bir yana) bankayı her kim ateşe
verdiyse, muhtemelen içinde insanların bulunduğunu bilmektedir ve buna
rağmen binayı ateşe vermiştir. Bunu yapanların niyeti, mücadele
içerisindeki insanların zihnini bulandırıp kendi ellerini
güçlendirmektir; kendi muhafızlarına duraksamadan nişan alma, ateş
etme ve öldürme emri verenler, mali borçları nedeniyle geçen hafta
içerisinde üçkişinin intihar etmesine yol açanlar, tereddüt etmeden
tüm bir toplumu çapulculuğa ve köleliğe mahkum etmektedirler.
Gerçek şudur ki, bugün 3 kişinin trajik biçimde hayatını kaybetmesine
yol açan, (işten atma tehdidiyle) bir işveren olmanın avantajını
şantaj olarak kullanan ve çalışanlarının grev gününde şubelerde
-üstelik grev gösterilerinin gerçekleşeceği yeri yakınındaki Stadiou
Caddesi şubesi gibi yerlerde çalışmalarını isteyen "bay"
Vgenopoulos'tur. Bu tür bir şantaj, ancak ücretli köleliğin yarattığı
terörü gündelik hayatında yaşayanlar tarafından anlaşılabilir.
Vgenopulos'un ölenlerin yakınlarından ve bütün bir toplumdan nasıl bir
özür dileyeceğini bekliyoruz - bu ultra-kapitalist, bazı güç odakları
tarafından, mevcut politik sistemin beklenen çöküşünün ardından
kurulabilecek "ulusal birlik hükümetinin" gelecekteki başbakanı
olarak görülmektedir.
Eşine rastlanmamış bir grev katil olabiliyorsa...
Eşine rastlanmamış bir krizdeki eşine rastlanmamış bir gösteri katil
olabiliyorsa...
Yaşayan ve kamuya açık toplumsal alanlar katil olabiliyorsa...
Bir devlet sokağa çıkma yasağı ilan edip katilleri yakalama
bahanesiyle göstericilere saldırabiliyorsa...
Vgenopoulos, çalışanlarını - göstericileri için öncelikli sosyal
düşman ve hedef olacak bir bankada alıkoyabiliyorsa...
...bunun Sebebi İktidardır, Bu Seri Katil, topluma sert saldırıların
yapılmasına, sermayenin insanlar daha da köleleştirmesine, kanımızı
daha vahşi biçimde emmesine yol açacak olan çözüm önerilerini
sorgulayan her başkaldırıyı kıyımdan geçirmiştir.
...çünkü bu başkaladırılar, kendi geleceklerinde politikacıları ve
patronları, polisi ve kitle medyasını barındırmamaktadır.
... çünkü, bu başkaldırıların öne sürdükleri "tek" çözüm, kalkınma
oranlarından veya işsizlikten değil, dayanışmadan, öz-örgütlenmeden ve
insan ilişkilerinden bahsetmektedir.
Yaşamın, insan onurunun katilinin kim olduğu merak ediliyorsa,
iktidarın ve sermayenin maya tutuculuarı ve bunların yardakçıları
sadece kendilerine bakmalıdırlar. Bugün ve hergün.
SERBEST SOSYAL ALANLARDAN ELLERNİZİ ÇEKİN
KATİL, TERÖRİST VE SUÇLU OLANLAR DEVLET VE KAPİTALİSTLERDİR
HERKES SOKAKLARA
BAŞKALDIRIYORUZ!
-------------------------
5/5/2010 akşamı düzenlenen açık toplantıdan
ölenlerin isimleri açıklandı; banka çalışanları ölenler anısına bugün
greve gidiyor, polis Atina'da eşi görülmemiş saldırılar düzenliyor
Marfin bankın ateşe verilen şubesinde ölen üç banka çalışanının
isimleri açıklandı. Ölenler, 35 yaşındaki Paraskeui Zoulia;32
yaşındaki Aggeliki Papathanasopoulou, ve32 yaşındaki Epameinondas
Tsakalis.
Bu insanların ölümü nedeniyle büyük bir şaşkınlık ve üzüntü
içerisindeyiz ve Atina'dan haberleri ulaştırmanın zorluğunu yaşıyoruz.
Ancak açığa çıkan olayların ciddiyeti, haberleri iletmeyi daha da
önemli hale getiriyor. Kısaca:
*Öncelikle, kısa bir tekzip. Hiçbir anarşist, kasıtlı biçimde
insanların yaşamını tehlikeye atmaz. Banka şubeleri, yıllardır
Atina'daki protestocuların olağan hedefi niteliğindedir. Bu nedenle
gösteri günler bankalar kapalı olur. Ülkede, diktatörlük sonrası
dönemde düzenlenen en büyük gösterinin güzergahında bulunan bir banka
şubesi içerisinde çalışanları kilitli tutmak, ölümcül bir ihmaldir.
*Aşağıdaki videoda, Marfin Bank'ın sahibi bay Vgenopoulos,
çalışanların ölümünün teyit edilmesinden sadece dakikalar sonra şubeye
gelmektedir. Toplanan kalabalık kendisine sürekli olarak "katil" diye
bağırmaktadır. Videonun yaklaşık 43. Saniyesinde kalabalıktan biri
Vgenopoulos' "kaç tane yatın var?" diye sormakta, Vgenopoulos ise
eliyle "üç" diye işaret etmektedir.
*Bugün, tasarruf önlemlerinin parlamentoda oylanacağı gündür. Sendika
onfederasyonlarından GSEE, bugün 18.00 için eylem çağrısında
bulunmuştur. Komünist parti'ye yakın duran sendika konfederasyonu
PAME, parlementonun gece boyunca blokaj altında tutulması çağrısında
bulunmuştur.
*Dün Exarcheia'da, toplum polisi eşi görülmemiş saldırılar
düzenlemiştir; ortalıkta herhangi bir provokasyon olmaksızın sol
görüşlü "Göçmenler Yuvası" baskına uğramıştır, toplum polisi ortalığı
dağıtmış, kapıları kırmış, insanları dövmüş ve "Bu gece sizi
s.keceğiz" şarkısını söylemişlerdir. Baskından fotoğraflar aşağıdadır:
*Birkaç dakika sonra Zaimi Sokağındaki anarşist ekip de baskına
uğramıştır. Tanıkların anlattığına göre polis mermi kullanmış ve
binaya el bombaları fırlatmıştır. İçerde bulunan herkes
tutuklanmıştır. Toplamda 70 kişi gözaltına alınmış ve 25 kişi için
dava açılmıştır. Atina adliyesinin önünde dayanışma eylemi düzenlemek
için kalabalık toplanmaya başlamıştır.
*Bu baskından hemen önce, toplum polisi Exarcheia meydanında,
Stournari sokağı ile Tsamadou sokağının kesiştiği köşede bulunan bir
cafeye saldırmıştır. Aşağıdaki videoda, polisin içeride insanlar
olmasına rağmen cafenin ön yüzüne nasıl saldırıda bulunduğu
görülmektedir. Videonun son birkaç saniyesinde polisler arasında şu
diyalog geçmektedir:
[toplum polisi] O kaydı şimdi sil, hemen şimdi. Neden filme
alıyorsun? Kim sana izin verdi?
[kameraman] Neden?
[Toplum polisi] Çünkü ben öyle istiyorum
---------------------------
Çarşamba olaylarına dair dürüstçe ne düşünüyoruz?
Anarşist/anti-otoriter hareket için Çarşamba (5/5) gerçekleşen olaylar
dürüstçe ne anlama geliyor? O üç insanın ölümleri karşısında nasıl
duracağız - buna neden olana hiç bakmadan? Mücadelede insanlar ve halk
olarak nerede duruyoruz? Polis veya devlet terörünin "birbirinden ayrı
olaylar" olarak gördüğü şeyleri kabul etmeyen ve gündelik temelde
devletin ve kapitalist sistemin uyguladığı şiddete işaret eden bizler.
Şeyleri isimleriyle anma cesareti olan bizler; polis karakolunda
göçmenlere işkence yapanları ya da büyüleyici ofisler ve TV stüdyoları
içerisinde yaşamlarımızla oynayanları ifşa eden bizler. O halde şimdi
ne söylemeliyiz?
Bizler Banka Çalışanları Sendikasının (OTOE) yayınladığı açıklamaların
veya banka şubesi çalışanlarının suçlamalarının arkasına
saklanabiliriz; merhumların hiçbir yangın güvenliği olmayan bir binada
kalmaya zorlandıkları ve hatta kilitlendikleri gerçeği üzerinde
yoğunlaşmaya devam edebiliriz. Banka sahibi Vgenopoulos'un ne kadar
aşağılık biri olduğunu söylemeye devam edebiliriz; ya da bu trajik
olayın benzeri görülmemiş bir baskı furyasına fırsat vereceğine
odaklanabiliriz. Çarşamba akşamı Exarcheia'dan her kim geçmeye cesaret
ederse bununla ilgili net bir resim gözünde canlanabilir. Ancak bu
sorunun yattığı yer değildir.
Sorun bizim için bize düşen, hepimize düşen sorumlulukları paylaşmayı
bilmektir. Hepimiz bağlantılı olarak sorumluyuz. Evet, bizlere
dayatılan adaletsiz kemer sıkma politikalarına karşı iktidarlarımızla
savaşmaya hakkımız vardır; Tüm gücümüzü ve yaratıcılığımızı daha iyi
bir dünyaya adama hakkımız vardır. Fakat politikanın başladığı yerde,
bizler politik seçimlerimizden her birinden, uygun gördüğümüz her
araçtan ve kabul etmediğimiz zayıflıklarımızı ve hatalarımız
karşısındaki sessizliğimizden eşit derecede sorumluyuz. Seçimlerde
kazanmak için insanlara yalakalık yapmayan bizler, herhangi birini
sömürmekle ilgilenmeyen bizler bu trajik şartlar altında kendimize ve
çevremizdekilere dürüst olma kapasitemiz vardır.
Yunanistan anarşist hareketinin şu an deneyimlediği şey topyekün
hissizliktir. Çünkü incitecek sert öz-eleştiri için baskı koşulları
var. "Bizim tarafımızda", işçilerin tarafında olan insanların - iş
yerlerinde durumlar biraz farklı olsa muhtemelen yanımızda yürüyecek
olan ve aşırı derecede zor koşullar altındaki işçiler - ölmüş olduğu
korkunç gerçeğinin ötesinde bu işçiler halkın yaşamlarını tehlikeye
atan göstericilerle böylelikle karşı karşıya geldiler. Öldürmek için
kasıt olsa bile (ve bunda herhangi bir sorgu yoksa), bu çok fazla
tartışma gerektiren temeli olan bir durumdur - hedeflediğimiz amaçları
ve seçtiğimiz araçları ilgilendiren bazı tartışmalar.
Olay gece bir sabotaj eyleminde gerçekleşmiyor. Yunanistan tarihindeki
en büyük gösterisinde gerçekleşiyor. Ve burada bir dizi acı dolu soru
beliriyor: Tam 150-200,000 kişilik bir gösteride, son bir kaç yılda
eşi benzeri görülmemiş, "geliştirilmiş" şiddete gerçekten gerek var
mıydı? Binlerin "Yakın, Parlamentoyu yakın" dediğini ve polislere
küfür ettiğini gördüğünüzde, yanmış başka bir banka harekete gerçekten
daha fazla şey mi katar?
Hareketin kendisi muazzam boyuta geldiğinde - Aralık 2008 gibi diyelim
- bir eylem ne getirir, şayet bu eylem bir toplumun alabileceğinin
limitlerini aşarsa (en azından şu anda), ya da şayet bu eylem
insanların hayatlarını tehlikeye atarsa?
Sokakları ele geçirdiğimizde çevremizdeki insanlar arasında tekiz;
bizler onların tarafından, onların yanında, onlarla birlikteyiz - bu,
günün sonunda, metinleri yazmamızın, posterleri asmamızın sebebidir -
ve kendi sözlerimiz bir çoğunu yakınlaştıran tek bir değişkendir.
Şiddet hakkında açıkça konuşmamızın ve geçtiğimiz bir kaç yılda
Yunanistan'da gelişen spesifik bir şiddet kültürünü eleştirel olarak
incelememizin zamanı gelmiştir. Hareketimiz kendi politik ekleminden
ziyade bazen kullandığı dinamik araçlardan dolayı güçlenemiyor. Aralık
2008, sadece binler greve gitti, taş ve molotof attı diye değil büyük
ölçüde politik ve sosyal karakteristiğinden dolayı tarihe geçti - ve
bu düzeyde kendi zengin mirasından dolayı. Tabii ki, bize uygulanan
şiddete cevap vereceğiz ama henüz kendimizin ve onların limitlerinin
farkında bir biçimde uygun gördüğümüz araçlarla politik seçimlerimiz
hakkında konuşmaya ihtiyacımız var.
Özgürlükten bahsettiğimizde, bu, dün özümsediğimiz şeyden her an şüphe
duyacağımız anlamına gelir. Her yola gidebilmekten çekinmeyiz ve bazı
klişe politik sözlerden kaçınarak şeylerin gözlerine doğrudan
bakabilmeliyiz. Şiddeti kendi başına bir amaç olarak
benimsemediğimizden dolayı bizler eylemlerimizin politik boyutlarına
gölge düşürmemiz gerektiği açıktır. Bizler ne katiliz ne de evliya.
Zayıflıklarımız ve hatalarımızla bizler sosyal bir hareketin
parçalarıyız. Bugün, Böyle muazzam bir gösteriden sonra daha güçlü
hissetmek yerine bizler bir şeyler söylemeyecek kadar hissiziz. Bu
kendi içinde çok anlamlıdır. Bu trajik deneyimi vicdan muhasebesine
çevirmek ve günün sonundan bu yana birbirimize ilham vermek
zorundayız, hepimiz bilinçlerimizle eyliyoruz. Ve böyle bir kolektif
bilincin işlenmesi menfaatimizedir.
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog/
Türkçe çeviriler:
http://ahaligazetesi.org/haber/yunanyali-yoldaslardan-aciklama-katiller-kendi-kurbanlarinin-yasini-tutuyor/
http://www.occupiedlondon.org/blog/2010/05/07/what-do-we-honestly-have-to-say-about-wednesdays-events/#comment-9862
Aşağıdaki açıklama, Atina'daki Skaramanga ve Patision adlı anarşist
örgütler tarafından birkaç saat önce hazırlanmıştır.
Katiller kendi kurbanlarının "yasını tutuyor"
(Bugün 3 kişinin trajik biçimde hayatını kaybetmesi hakkında)
Bugün, 5 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen büyük çaplı grev ile ilgili
gösteriler, toplumsal bir öfke patlamasına dönüştü. Her yaştan en az
200.000 insan(kamuda ve özel sektörde çalışanlar ve işsizler, yerel
halk ve göçmenler) sokakları işgal edip saatler boyunca sürekli
dalgalar halinde parlamentoyu kuşatıp ele geçirmeye çalıştılar. Baskı
güçleri ellerindeki tüm kuvvetlerle, aşina olduğumuz rollerini -
politik ve finansal otoriteleri korumak için geldiler. Çatışmalar
şiddetli biçimde saatler boyunca sürdü. Politik sistem, tüm
kurumlarıyla düşebileceği an aşağı seviyeye düştü.
Ancak, bütün bunların arasında, muhtemelen hiçbir kelimenin
açıklayamayacağı trajik bir olay gerçekleşti: 3 kişi, Stadiou
Caddesindeki Marfin bank'ın ateşe verilen şubesinde zehirlenerek
hayatını kaybetti.
Devlet ve onun medya şakşakçıları, açığa çıkan toplumsal öfkeyi
sakinleştirmek ve sarsılan otoritelerini yeniden tesis etmek,
sokakların yeniden polisler tarafından işgal edilmesini sağlamak,
devlet terörü ve kapitalist barbarlık karşısındaki toplumsal direnişi
ve itaatsizliği ortadan kaldırmak için,hiçbir şekilde utanmadan,
olayın yaşandığı ilk anlardan itibaren ölümlerin sorumlusu olarak,
yaşanan gelişmelerden fırsat bilen "katil - maskeli gençliği"
göstermeye çalıştı. Bu nedenle, son birkaç saattir polis kuvvetleri
Atina'nın merkezine doğru ilerlemekte. Bu polis kuvvetleri yüzlerce
kişiyi gözaltına aldı ve -ellerindeki silahlar ve gaz bombalarıyla -
Zaimi sokağındaki "birleşik çok biçimli eylem alanı" adlı anarşist
işgal ile Tsamadou sokağında "göçmen yuvasına" saldırı düzenlemeye
başladı. Her iki yer de Atina'ya komşu bulunan Exarchei'da
bulunmaktadır ve polisin harekatı nedeniyle ciddi zarar görmüş
bulunmaktadır. Başbakanlığın, "katillerin" yakalanmasına yönelik
harekatlar ile ilgili açıklaması ile birlikte, vahşi polis
saldırılarının yarattığı tehdit, kendiliğinden örgütlenen diğer
alanları da (işgaller ve yuvalar) tehlike altında bırakmaktadır.
Yöneticiler, devlet görevlileri ve bunların siyasi personeli,
Televizyon sözcüleri ve maaşlı kukla yazarlar da bu yönde hareket
ederek kendi rejimlerini temize çıkarmaya çalışmakta ve anarşistler
ile her türlü patronsuz direniş sesini kriminalize etmeye
çalışmaktadır. (resmi senaryo bir yana) bankayı her kim ateşe
verdiyse, muhtemelen içinde insanların bulunduğunu bilmektedir ve buna
rağmen binayı ateşe vermiştir. Bunu yapanların niyeti, mücadele
içerisindeki insanların zihnini bulandırıp kendi ellerini
güçlendirmektir; kendi muhafızlarına duraksamadan nişan alma, ateş
etme ve öldürme emri verenler, mali borçları nedeniyle geçen hafta
içerisinde üçkişinin intihar etmesine yol açanlar, tereddüt etmeden
tüm bir toplumu çapulculuğa ve köleliğe mahkum etmektedirler.
Gerçek şudur ki, bugün 3 kişinin trajik biçimde hayatını kaybetmesine
yol açan, (işten atma tehdidiyle) bir işveren olmanın avantajını
şantaj olarak kullanan ve çalışanlarının grev gününde şubelerde
-üstelik grev gösterilerinin gerçekleşeceği yeri yakınındaki Stadiou
Caddesi şubesi gibi yerlerde çalışmalarını isteyen "bay"
Vgenopoulos'tur. Bu tür bir şantaj, ancak ücretli köleliğin yarattığı
terörü gündelik hayatında yaşayanlar tarafından anlaşılabilir.
Vgenopulos'un ölenlerin yakınlarından ve bütün bir toplumdan nasıl bir
özür dileyeceğini bekliyoruz - bu ultra-kapitalist, bazı güç odakları
tarafından, mevcut politik sistemin beklenen çöküşünün ardından
kurulabilecek "ulusal birlik hükümetinin" gelecekteki başbakanı
olarak görülmektedir.
Eşine rastlanmamış bir grev katil olabiliyorsa...
Eşine rastlanmamış bir krizdeki eşine rastlanmamış bir gösteri katil
olabiliyorsa...
Yaşayan ve kamuya açık toplumsal alanlar katil olabiliyorsa...
Bir devlet sokağa çıkma yasağı ilan edip katilleri yakalama
bahanesiyle göstericilere saldırabiliyorsa...
Vgenopoulos, çalışanlarını - göstericileri için öncelikli sosyal
düşman ve hedef olacak bir bankada alıkoyabiliyorsa...
...bunun Sebebi İktidardır, Bu Seri Katil, topluma sert saldırıların
yapılmasına, sermayenin insanlar daha da köleleştirmesine, kanımızı
daha vahşi biçimde emmesine yol açacak olan çözüm önerilerini
sorgulayan her başkaldırıyı kıyımdan geçirmiştir.
...çünkü bu başkaladırılar, kendi geleceklerinde politikacıları ve
patronları, polisi ve kitle medyasını barındırmamaktadır.
... çünkü, bu başkaldırıların öne sürdükleri "tek" çözüm, kalkınma
oranlarından veya işsizlikten değil, dayanışmadan, öz-örgütlenmeden ve
insan ilişkilerinden bahsetmektedir.
Yaşamın, insan onurunun katilinin kim olduğu merak ediliyorsa,
iktidarın ve sermayenin maya tutuculuarı ve bunların yardakçıları
sadece kendilerine bakmalıdırlar. Bugün ve hergün.
SERBEST SOSYAL ALANLARDAN ELLERNİZİ ÇEKİN
KATİL, TERÖRİST VE SUÇLU OLANLAR DEVLET VE KAPİTALİSTLERDİR
HERKES SOKAKLARA
BAŞKALDIRIYORUZ!
-------------------------
5/5/2010 akşamı düzenlenen açık toplantıdan
ölenlerin isimleri açıklandı; banka çalışanları ölenler anısına bugün
greve gidiyor, polis Atina'da eşi görülmemiş saldırılar düzenliyor
Marfin bankın ateşe verilen şubesinde ölen üç banka çalışanının
isimleri açıklandı. Ölenler, 35 yaşındaki Paraskeui Zoulia;32
yaşındaki Aggeliki Papathanasopoulou, ve32 yaşındaki Epameinondas
Tsakalis.
Bu insanların ölümü nedeniyle büyük bir şaşkınlık ve üzüntü
içerisindeyiz ve Atina'dan haberleri ulaştırmanın zorluğunu yaşıyoruz.
Ancak açığa çıkan olayların ciddiyeti, haberleri iletmeyi daha da
önemli hale getiriyor. Kısaca:
*Öncelikle, kısa bir tekzip. Hiçbir anarşist, kasıtlı biçimde
insanların yaşamını tehlikeye atmaz. Banka şubeleri, yıllardır
Atina'daki protestocuların olağan hedefi niteliğindedir. Bu nedenle
gösteri günler bankalar kapalı olur. Ülkede, diktatörlük sonrası
dönemde düzenlenen en büyük gösterinin güzergahında bulunan bir banka
şubesi içerisinde çalışanları kilitli tutmak, ölümcül bir ihmaldir.
*Aşağıdaki videoda, Marfin Bank'ın sahibi bay Vgenopoulos,
çalışanların ölümünün teyit edilmesinden sadece dakikalar sonra şubeye
gelmektedir. Toplanan kalabalık kendisine sürekli olarak "katil" diye
bağırmaktadır. Videonun yaklaşık 43. Saniyesinde kalabalıktan biri
Vgenopoulos' "kaç tane yatın var?" diye sormakta, Vgenopoulos ise
eliyle "üç" diye işaret etmektedir.
*Bugün, tasarruf önlemlerinin parlamentoda oylanacağı gündür. Sendika
onfederasyonlarından GSEE, bugün 18.00 için eylem çağrısında
bulunmuştur. Komünist parti'ye yakın duran sendika konfederasyonu
PAME, parlementonun gece boyunca blokaj altında tutulması çağrısında
bulunmuştur.
*Dün Exarcheia'da, toplum polisi eşi görülmemiş saldırılar
düzenlemiştir; ortalıkta herhangi bir provokasyon olmaksızın sol
görüşlü "Göçmenler Yuvası" baskına uğramıştır, toplum polisi ortalığı
dağıtmış, kapıları kırmış, insanları dövmüş ve "Bu gece sizi
s.keceğiz" şarkısını söylemişlerdir. Baskından fotoğraflar aşağıdadır:
*Birkaç dakika sonra Zaimi Sokağındaki anarşist ekip de baskına
uğramıştır. Tanıkların anlattığına göre polis mermi kullanmış ve
binaya el bombaları fırlatmıştır. İçerde bulunan herkes
tutuklanmıştır. Toplamda 70 kişi gözaltına alınmış ve 25 kişi için
dava açılmıştır. Atina adliyesinin önünde dayanışma eylemi düzenlemek
için kalabalık toplanmaya başlamıştır.
*Bu baskından hemen önce, toplum polisi Exarcheia meydanında,
Stournari sokağı ile Tsamadou sokağının kesiştiği köşede bulunan bir
cafeye saldırmıştır. Aşağıdaki videoda, polisin içeride insanlar
olmasına rağmen cafenin ön yüzüne nasıl saldırıda bulunduğu
görülmektedir. Videonun son birkaç saniyesinde polisler arasında şu
diyalog geçmektedir:
[toplum polisi] O kaydı şimdi sil, hemen şimdi. Neden filme
alıyorsun? Kim sana izin verdi?
[kameraman] Neden?
[Toplum polisi] Çünkü ben öyle istiyorum
---------------------------
Çarşamba olaylarına dair dürüstçe ne düşünüyoruz?
Anarşist/anti-otoriter hareket için Çarşamba (5/5) gerçekleşen olaylar
dürüstçe ne anlama geliyor? O üç insanın ölümleri karşısında nasıl
duracağız - buna neden olana hiç bakmadan? Mücadelede insanlar ve halk
olarak nerede duruyoruz? Polis veya devlet terörünin "birbirinden ayrı
olaylar" olarak gördüğü şeyleri kabul etmeyen ve gündelik temelde
devletin ve kapitalist sistemin uyguladığı şiddete işaret eden bizler.
Şeyleri isimleriyle anma cesareti olan bizler; polis karakolunda
göçmenlere işkence yapanları ya da büyüleyici ofisler ve TV stüdyoları
içerisinde yaşamlarımızla oynayanları ifşa eden bizler. O halde şimdi
ne söylemeliyiz?
Bizler Banka Çalışanları Sendikasının (OTOE) yayınladığı açıklamaların
veya banka şubesi çalışanlarının suçlamalarının arkasına
saklanabiliriz; merhumların hiçbir yangın güvenliği olmayan bir binada
kalmaya zorlandıkları ve hatta kilitlendikleri gerçeği üzerinde
yoğunlaşmaya devam edebiliriz. Banka sahibi Vgenopoulos'un ne kadar
aşağılık biri olduğunu söylemeye devam edebiliriz; ya da bu trajik
olayın benzeri görülmemiş bir baskı furyasına fırsat vereceğine
odaklanabiliriz. Çarşamba akşamı Exarcheia'dan her kim geçmeye cesaret
ederse bununla ilgili net bir resim gözünde canlanabilir. Ancak bu
sorunun yattığı yer değildir.
Sorun bizim için bize düşen, hepimize düşen sorumlulukları paylaşmayı
bilmektir. Hepimiz bağlantılı olarak sorumluyuz. Evet, bizlere
dayatılan adaletsiz kemer sıkma politikalarına karşı iktidarlarımızla
savaşmaya hakkımız vardır; Tüm gücümüzü ve yaratıcılığımızı daha iyi
bir dünyaya adama hakkımız vardır. Fakat politikanın başladığı yerde,
bizler politik seçimlerimizden her birinden, uygun gördüğümüz her
araçtan ve kabul etmediğimiz zayıflıklarımızı ve hatalarımız
karşısındaki sessizliğimizden eşit derecede sorumluyuz. Seçimlerde
kazanmak için insanlara yalakalık yapmayan bizler, herhangi birini
sömürmekle ilgilenmeyen bizler bu trajik şartlar altında kendimize ve
çevremizdekilere dürüst olma kapasitemiz vardır.
Yunanistan anarşist hareketinin şu an deneyimlediği şey topyekün
hissizliktir. Çünkü incitecek sert öz-eleştiri için baskı koşulları
var. "Bizim tarafımızda", işçilerin tarafında olan insanların - iş
yerlerinde durumlar biraz farklı olsa muhtemelen yanımızda yürüyecek
olan ve aşırı derecede zor koşullar altındaki işçiler - ölmüş olduğu
korkunç gerçeğinin ötesinde bu işçiler halkın yaşamlarını tehlikeye
atan göstericilerle böylelikle karşı karşıya geldiler. Öldürmek için
kasıt olsa bile (ve bunda herhangi bir sorgu yoksa), bu çok fazla
tartışma gerektiren temeli olan bir durumdur - hedeflediğimiz amaçları
ve seçtiğimiz araçları ilgilendiren bazı tartışmalar.
Olay gece bir sabotaj eyleminde gerçekleşmiyor. Yunanistan tarihindeki
en büyük gösterisinde gerçekleşiyor. Ve burada bir dizi acı dolu soru
beliriyor: Tam 150-200,000 kişilik bir gösteride, son bir kaç yılda
eşi benzeri görülmemiş, "geliştirilmiş" şiddete gerçekten gerek var
mıydı? Binlerin "Yakın, Parlamentoyu yakın" dediğini ve polislere
küfür ettiğini gördüğünüzde, yanmış başka bir banka harekete gerçekten
daha fazla şey mi katar?
Hareketin kendisi muazzam boyuta geldiğinde - Aralık 2008 gibi diyelim
- bir eylem ne getirir, şayet bu eylem bir toplumun alabileceğinin
limitlerini aşarsa (en azından şu anda), ya da şayet bu eylem
insanların hayatlarını tehlikeye atarsa?
Sokakları ele geçirdiğimizde çevremizdeki insanlar arasında tekiz;
bizler onların tarafından, onların yanında, onlarla birlikteyiz - bu,
günün sonunda, metinleri yazmamızın, posterleri asmamızın sebebidir -
ve kendi sözlerimiz bir çoğunu yakınlaştıran tek bir değişkendir.
Şiddet hakkında açıkça konuşmamızın ve geçtiğimiz bir kaç yılda
Yunanistan'da gelişen spesifik bir şiddet kültürünü eleştirel olarak
incelememizin zamanı gelmiştir. Hareketimiz kendi politik ekleminden
ziyade bazen kullandığı dinamik araçlardan dolayı güçlenemiyor. Aralık
2008, sadece binler greve gitti, taş ve molotof attı diye değil büyük
ölçüde politik ve sosyal karakteristiğinden dolayı tarihe geçti - ve
bu düzeyde kendi zengin mirasından dolayı. Tabii ki, bize uygulanan
şiddete cevap vereceğiz ama henüz kendimizin ve onların limitlerinin
farkında bir biçimde uygun gördüğümüz araçlarla politik seçimlerimiz
hakkında konuşmaya ihtiyacımız var.
Özgürlükten bahsettiğimizde, bu, dün özümsediğimiz şeyden her an şüphe
duyacağımız anlamına gelir. Her yola gidebilmekten çekinmeyiz ve bazı
klişe politik sözlerden kaçınarak şeylerin gözlerine doğrudan
bakabilmeliyiz. Şiddeti kendi başına bir amaç olarak
benimsemediğimizden dolayı bizler eylemlerimizin politik boyutlarına
gölge düşürmemiz gerektiği açıktır. Bizler ne katiliz ne de evliya.
Zayıflıklarımız ve hatalarımızla bizler sosyal bir hareketin
parçalarıyız. Bugün, Böyle muazzam bir gösteriden sonra daha güçlü
hissetmek yerine bizler bir şeyler söylemeyecek kadar hissiziz. Bu
kendi içinde çok anlamlıdır. Bu trajik deneyimi vicdan muhasebesine
çevirmek ve günün sonundan bu yana birbirimize ilham vermek
zorundayız, hepimiz bilinçlerimizle eyliyoruz. Ve böyle bir kolektif
bilincin işlenmesi menfaatimizedir.
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog/
Türkçe çeviriler:
http://ahaligazetesi.org/haber/yunanyali-yoldaslardan-aciklama-katiller-kendi-kurbanlarinin-yasini-tutuyor/
http://www.occupiedlondon.org/blog/2010/05/07/what-do-we-honestly-have-to-say-about-wednesdays-events/#comment-9862
Etiketler:
İsyandan Haberler,
Yunanistan'dan Bildiriler
6 Mayıs 2010 Perşembe
Atina - Anarşist Simos Seisidis hastane kafesinde yaşam savaşı veriyor
Yoldaş Simos Seisidis'in nakliye edildiği KAT hastanesinde terör iklimi hüküm sürüyor. Öğlen vakti doktorlar bir kaç ciddi yarası olan bacağını ters çevirebileceğinden korkarken ikinci bir ameliyat gerçekleştirdiler. Bunun sebebi klinik olarak öldükten ve yeniden hayata döndükten sonra Hippocratic Hastanesine nakil edilmesidir ve halen durumu riskli olmasıdır.
Durumu doktorların sözleriyle halen çok ciddi. Şu an yoğun bakımda değil, ancak çok sıcak ve hiçbir işe yaramayan eski bir havalandırması olan özel tasarlanmış bir oda/kafeste. Odada, hastanede kaldığı sürede, polis kalıcı olarak nöbet tutacak. Avukatın onu görmesine izin verilmiyor ve dün öğleden sonraya kadar, ailesiyle de görüştürülmedi.
Yardımcı doktor, annenin gürültülü protestosuna "Onunla ilgileniyorum, üzülmüyor musun"! dedi. Şükür ki, görevlerini yerine getiren başka bir doktorun ve baş hemşirenin yardımıyla onu görebildiler.
Polis varlığı muazzamdır ve dünkü gösteriler esnasında, balaklavalı ve silahlı EKAM özel polisleri hastaneyi devriye geziyordu! Şu an zaten güvenlik önlemleri fazlasıyla varken, ailelerin ve arkadaşlarının üstlerinin aranmasıyla kilitli kafese girmeleri bir terördür! Yoldaş hastanede uzun bir süre kalacak ve yeniden ameliyata girecek.
Dört yıldır ismi etrafında bir efsane dolaşıyor ve daha önce hiç yaşanmamış derecede büyük bir baskı patlaması durumuna kadar ve Savvas Xiros'a [ciddi bir biçimde yaralanan ve özel ilaç yönetiminden dolayı yarı baygınken CIA tarafından ziyaret edilen tutuklu 17 Kasım üyesi] yapılan "muameleden" hafızalarımızda kalanlarla, bizler bunları daha yakında izleyeceğiz.
SIMOS YANLIZ DEĞİLDİR!
Kaynak: http://actforfreedomnow.blogspot.com/
Türkçesi: http://internationala.org/index.php/cokusun-semptomlari/ordu-polis-devlet-teroru/651-atina-anarist-simos-seisidis-hastane-kafesinde-yaam-sava-veriyor.html
Durumu doktorların sözleriyle halen çok ciddi. Şu an yoğun bakımda değil, ancak çok sıcak ve hiçbir işe yaramayan eski bir havalandırması olan özel tasarlanmış bir oda/kafeste. Odada, hastanede kaldığı sürede, polis kalıcı olarak nöbet tutacak. Avukatın onu görmesine izin verilmiyor ve dün öğleden sonraya kadar, ailesiyle de görüştürülmedi.
Yardımcı doktor, annenin gürültülü protestosuna "Onunla ilgileniyorum, üzülmüyor musun"! dedi. Şükür ki, görevlerini yerine getiren başka bir doktorun ve baş hemşirenin yardımıyla onu görebildiler.
Polis varlığı muazzamdır ve dünkü gösteriler esnasında, balaklavalı ve silahlı EKAM özel polisleri hastaneyi devriye geziyordu! Şu an zaten güvenlik önlemleri fazlasıyla varken, ailelerin ve arkadaşlarının üstlerinin aranmasıyla kilitli kafese girmeleri bir terördür! Yoldaş hastanede uzun bir süre kalacak ve yeniden ameliyata girecek.
Dört yıldır ismi etrafında bir efsane dolaşıyor ve daha önce hiç yaşanmamış derecede büyük bir baskı patlaması durumuna kadar ve Savvas Xiros'a [ciddi bir biçimde yaralanan ve özel ilaç yönetiminden dolayı yarı baygınken CIA tarafından ziyaret edilen tutuklu 17 Kasım üyesi] yapılan "muameleden" hafızalarımızda kalanlarla, bizler bunları daha yakında izleyeceğiz.
SIMOS YANLIZ DEĞİLDİR!
Kaynak: http://actforfreedomnow.blogspot.com/
Türkçesi: http://internationala.org/index.php/cokusun-semptomlari/ordu-polis-devlet-teroru/651-atina-anarist-simos-seisidis-hastane-kafesinde-yaam-sava-veriyor.html
Yunanistan'da Ayaklanma: Bu Bir Sınıf Savaşı
5.5.2010
Atina'da kemer sıkma politikalarına karşı protestocularla polis
arasında süren çatışmalar esnasında Marfin Bankası'nda çıkan yangın
sırasında 3 banka çalışanı hayatını kaybetti.
5 Mayıs'ta Genel Grev'in zirvesini işaret eden Atina protesto
yürüyüşüne, medyanın genel greve katılmasından dolayı medya yorumu
eksik olmasına rağmen yaklaşık 200,000 kişi (yabancı haber
ajanslarının sadece PAME yürüyüşünün 20,000 dediği) katıldı. PAME
(Komünist Parti sendikası) eylemcileri Syntagma meydanını terk
ettikten sonra, ilk ana yürüyüş hattı Stadiou caddesinin sonunda ilk
patlak veren çatışmalarla Parlamentoya ulaşmadan önce başladı. Yürüyüş
daha sonra Başbakanlık muhafızlarının geri çekilmek zorunda kaldıkları
Meşhul Asker anıtınna kadar sürdü ve parlamento basılmaya çalışıldı
ancak çevik kuvvetin sağlam durmasıyla kitle geri itildi. Yakın
çatışmalar Parlamentonun etrafında protestocuların molotof kokteylleri
ve taşlarla bir çevik kuvvet zırhlı aracını ateşe vermeleriyle patlak
verdi ve polis Atina'nın atmosferini dayanılmaz bir acılık kaplayacak
şekilde fazla gözyaşartıcı gaz bombaları kullandı. Syntagma meydanına
daha fazla kortej girdikçe, çatışmalar şehir merkezine sıçradı ve 5
saatten fazla sürdü.
Çatışmalar esnasında Attika Vilayet Karargahı dahil bir kaç devlet
binası ateşe verildi. Bu haberi yazarken Finans Bakanlığının binasının
ateşe verildiğini ve önemli vergi belgelerinin çıkan yangınla yok
edildiğini öğrendik. İlginç olan petrol bombasınını yetişemeyeceği bir
binanın dördüncü katının yanıyor olmasıydı. Bina tamamen çökme
tehlikesinde.
Saat 14:00'te başlayan haber bültenlerine göre, olayların baskısı
altında, çoğu radyo ve TV istasyonları grevlerini kırmaya karar
verdiler ve Marfin Bank'ın Stadiou caddesindeki şubesinde 3 işçinin
(biri hamile bir kadın) öldüğü çıkan yangının protestocular tarafından
çıkarıldığını iddia ettiler. Fakat bu kanıtlanmamış bir iddiadır.
Benzer bir olay bir kaç on yıl önce bir kaç insanın ölmesine neden
olan Panepistimiou caddesindeki Kappa-Marousi binasında çıkan yangının
anarşistlerin üzerine atıldığında yaşanmıştı. Daha sonra yangının
polisin attığı gözyaşartıcı gaz bombaları nedeniyle başladığı
kanıtlanmıştı.
İtfaiyecilerin binayı boşaltırken görüntüleri
http://news.bbc.co.uk/1/hi/world/europe/8661385.stm
Yanan bankada çalışan bir işçinin bu akşam yaşanan trajik ölümlere
dair açıklamaları (İngilizce)
http://www.occupiedlondon.org/blog/2010/05/05/an-employee-of-marfin-bank-speaks-on-tonights-tragic-deaths-in-athens/
Üç işçinin trajik ölümlerinin ardından Yunanistan'ın başkentinde yeni
çatışmalar patlak verdi. Marfin'in patronu olay yerine geldiğinde
büyük bir kalabalık bir araya geldi. İşçileri binaya kilitleyerek grev
kırıcıları olmaya zorlayan banka kodamanını suçlayan kalabalıkla polis
arasında çatışmalar başladı.
Parlamento'da Yunanistan Komünist Partisi, hükümeti ajan-provokatör
faşist grupların gerçekleştirdiği ölümlerle bağlantılı olmakla
suçladı. Komünist Partinin iddiaları 50 faşistin sabahın erken
saatlerinde sendika bayraklarıyla PAME eylemine girmeye çalışmalarına
dayanıyor. Faşistler tespit edildi, takip edildi ve çevik kuvvet hattı
arkasında gizlendikleri görüldü. Aşırı sağcıların ölümlerin arkasında
oldukları iddiasıyla, Radikal Sol Koalisyonu Parlamentoda hükümetin
kaybedilen yaşamlardan üzüntü duyuyormuş gibi yaptığını açıkladı.
Bu sırada, daha geniş çatışmalar Selanik'te patlak verdi. 50,000 kişi
düzinelerce banka ve şirket mağazası Yunanistan'ın ikinci en büyük
kentinde tahrip edildi. Polisle çatışmalar saatlerce sürdü. Haber
ajanslarına göre anarşistler şehrin İşçi Merkezini işgal etti.
Patras'ta, yaklaşık 20,000 protestocu ile traktör sürücüleri ve çöp
kamyonu sürücülerinin araçlarıyla katılımıyla bir araya geldiler.
Şehrin merkezi caddelerine yanan barikatlar dikildi ve polisle
çatışmalar arttı.
Ioannina'da protestocular bankalara ve şirket mağazalarına
saldırdılar. Polis çok fazla kimyasal kullandı. Heraklion'da, 10,000
kişi kemer sıkmalara karşı yürüyüşe geçti. Corfu'da, kemer sıkma
politikalarına karşı yürüyüşte yer alan protestocular Vilayet
Merkezini işgal ettiler. Protestocular Naxos Yönetim Merkezini ve
Naoussa Şehir Merkezini işgal ettiler.
Atina ayaklanmalarının bir sonucu olarak, polis şehrin bütün merkezini
kordona aldı, giriş çıkışlarda arama noktalarını genişletti. Polisler
çalışırken izinliler geri çağırıldılar. Bunları yazarken çatışmalar ve
öfke şehrin merkezine doğru devam ediyordu. Haber ajansları polisin
Exarcheia'da anarşist bir squatı basmaya hazırlandığı iddia edildi.
Kaynak: Libcom.org
Türkçesi: http://internationala.org/index.php/isyan/anarsist-hareket/648-yunanistanda-ayaklanma-bu-bir-snf-sava.html
Atina'da kemer sıkma politikalarına karşı protestocularla polis
arasında süren çatışmalar esnasında Marfin Bankası'nda çıkan yangın
sırasında 3 banka çalışanı hayatını kaybetti.
5 Mayıs'ta Genel Grev'in zirvesini işaret eden Atina protesto
yürüyüşüne, medyanın genel greve katılmasından dolayı medya yorumu
eksik olmasına rağmen yaklaşık 200,000 kişi (yabancı haber
ajanslarının sadece PAME yürüyüşünün 20,000 dediği) katıldı. PAME
(Komünist Parti sendikası) eylemcileri Syntagma meydanını terk
ettikten sonra, ilk ana yürüyüş hattı Stadiou caddesinin sonunda ilk
patlak veren çatışmalarla Parlamentoya ulaşmadan önce başladı. Yürüyüş
daha sonra Başbakanlık muhafızlarının geri çekilmek zorunda kaldıkları
Meşhul Asker anıtınna kadar sürdü ve parlamento basılmaya çalışıldı
ancak çevik kuvvetin sağlam durmasıyla kitle geri itildi. Yakın
çatışmalar Parlamentonun etrafında protestocuların molotof kokteylleri
ve taşlarla bir çevik kuvvet zırhlı aracını ateşe vermeleriyle patlak
verdi ve polis Atina'nın atmosferini dayanılmaz bir acılık kaplayacak
şekilde fazla gözyaşartıcı gaz bombaları kullandı. Syntagma meydanına
daha fazla kortej girdikçe, çatışmalar şehir merkezine sıçradı ve 5
saatten fazla sürdü.
Çatışmalar esnasında Attika Vilayet Karargahı dahil bir kaç devlet
binası ateşe verildi. Bu haberi yazarken Finans Bakanlığının binasının
ateşe verildiğini ve önemli vergi belgelerinin çıkan yangınla yok
edildiğini öğrendik. İlginç olan petrol bombasınını yetişemeyeceği bir
binanın dördüncü katının yanıyor olmasıydı. Bina tamamen çökme
tehlikesinde.
Saat 14:00'te başlayan haber bültenlerine göre, olayların baskısı
altında, çoğu radyo ve TV istasyonları grevlerini kırmaya karar
verdiler ve Marfin Bank'ın Stadiou caddesindeki şubesinde 3 işçinin
(biri hamile bir kadın) öldüğü çıkan yangının protestocular tarafından
çıkarıldığını iddia ettiler. Fakat bu kanıtlanmamış bir iddiadır.
Benzer bir olay bir kaç on yıl önce bir kaç insanın ölmesine neden
olan Panepistimiou caddesindeki Kappa-Marousi binasında çıkan yangının
anarşistlerin üzerine atıldığında yaşanmıştı. Daha sonra yangının
polisin attığı gözyaşartıcı gaz bombaları nedeniyle başladığı
kanıtlanmıştı.
İtfaiyecilerin binayı boşaltırken görüntüleri
http://news.bbc.co.uk/1/hi/world/europe/8661385.stm
Yanan bankada çalışan bir işçinin bu akşam yaşanan trajik ölümlere
dair açıklamaları (İngilizce)
http://www.occupiedlondon.org/blog/2010/05/05/an-employee-of-marfin-bank-speaks-on-tonights-tragic-deaths-in-athens/
Üç işçinin trajik ölümlerinin ardından Yunanistan'ın başkentinde yeni
çatışmalar patlak verdi. Marfin'in patronu olay yerine geldiğinde
büyük bir kalabalık bir araya geldi. İşçileri binaya kilitleyerek grev
kırıcıları olmaya zorlayan banka kodamanını suçlayan kalabalıkla polis
arasında çatışmalar başladı.
Parlamento'da Yunanistan Komünist Partisi, hükümeti ajan-provokatör
faşist grupların gerçekleştirdiği ölümlerle bağlantılı olmakla
suçladı. Komünist Partinin iddiaları 50 faşistin sabahın erken
saatlerinde sendika bayraklarıyla PAME eylemine girmeye çalışmalarına
dayanıyor. Faşistler tespit edildi, takip edildi ve çevik kuvvet hattı
arkasında gizlendikleri görüldü. Aşırı sağcıların ölümlerin arkasında
oldukları iddiasıyla, Radikal Sol Koalisyonu Parlamentoda hükümetin
kaybedilen yaşamlardan üzüntü duyuyormuş gibi yaptığını açıkladı.
Bu sırada, daha geniş çatışmalar Selanik'te patlak verdi. 50,000 kişi
düzinelerce banka ve şirket mağazası Yunanistan'ın ikinci en büyük
kentinde tahrip edildi. Polisle çatışmalar saatlerce sürdü. Haber
ajanslarına göre anarşistler şehrin İşçi Merkezini işgal etti.
Patras'ta, yaklaşık 20,000 protestocu ile traktör sürücüleri ve çöp
kamyonu sürücülerinin araçlarıyla katılımıyla bir araya geldiler.
Şehrin merkezi caddelerine yanan barikatlar dikildi ve polisle
çatışmalar arttı.
Ioannina'da protestocular bankalara ve şirket mağazalarına
saldırdılar. Polis çok fazla kimyasal kullandı. Heraklion'da, 10,000
kişi kemer sıkmalara karşı yürüyüşe geçti. Corfu'da, kemer sıkma
politikalarına karşı yürüyüşte yer alan protestocular Vilayet
Merkezini işgal ettiler. Protestocular Naxos Yönetim Merkezini ve
Naoussa Şehir Merkezini işgal ettiler.
Atina ayaklanmalarının bir sonucu olarak, polis şehrin bütün merkezini
kordona aldı, giriş çıkışlarda arama noktalarını genişletti. Polisler
çalışırken izinliler geri çağırıldılar. Bunları yazarken çatışmalar ve
öfke şehrin merkezine doğru devam ediyordu. Haber ajansları polisin
Exarcheia'da anarşist bir squatı basmaya hazırlandığı iddia edildi.
Kaynak: Libcom.org
Türkçesi: http://internationala.org/index.php/isyan/anarsist-hareket/648-yunanistanda-ayaklanma-bu-bir-snf-sava.html
Atina: Bir Marfin Bankası çalışanının akşam gerçekleşen trajik ölümlere ilişkin açıklaması
5.5.2010
Atina: Bir Marfin Bankası çalışanının akşam gerçekleşen trajik
ölümlere ilişkin açıklaması - lütfen yayın
Atina'da bu geceki trajik ölümlerden sonra yoruma pek fazla yer yok -
hepimiz olaydan dolayı şoke olduk ve derin üzüntü duyduk. "Occupied
London" da dahil ölümlerden kasti olarak anarşistlerin sorumlu
olduğuna dair spekülasyon yapanlara ancak şu cevabı verebiliriz: sırf
başka insanları öldürmek için sokağa çıkıp, özgürlüğümüzü riske atıp
yunan polisiyle çatışmayız. Anarşistler katil değiller, ve Yunan
Başbakanı Papandreou, ulusal ve uluslararası medyanın giriştiği hiçbir
beyin yıkama diğer türlüsüne kimseyi ikna edemez.
Üzüntümüz devam ederken ve olaylar hala çok hızlı gelişirken, bugün
Atina'da ateşe verilen ve üç çalışanın trajik ölümünün gerçekleştiği
Marfin bankasının bir çalışanı tarafından yazılan bildirinin kaba bir
çevirisini yayınlamak istiyoruz.
"Bugün hiç de adil olmayan bir şekilde ölen iş arkadaşlarımın
arkasından konuşmak ve bazı nesnel doğruları söylemek zorunda
hissediyorum kendimi. Bu mesajı tüm medya organlarına gönderiyorum.
Kim hala azıcık vicdan sahibiyse bunu yayınlamak durumunda. Diğerleri
hükümetin oyununu oynamaya devam edebilir.
İtfaiye söz konusu binaya hiç bir zaman işletme lisansı vermedi.
İşletme izni, pratikte Yunanistan'daki tüm işyerleri ve şirketlerde
olduğu gibi, hasıraltı edildi.
Marfin bankasındaki hiç bir bölüm yangınla mücadele konusunda
eğitilmiş çalışanlara sahip değildi, yangın söndürücülerin
kullanılması konusunda bile. Yönetim bu tarz bir eğitim için yüksek
maliyet bahanesine sığınıyor ve çalışanlarını korumak için en temel
önlemeleri dahi almayacak.
Bir kez bile hiç bir binada tahliye tatbikatı ya da bu tür durumlarda
ne yapılası gerektiğine dair itfaiye eğitimi yapılmadı. Marfin
bankasında yapılan tek tatbikat terörist eylem senaryolarına karşı
olandı ve onlar da özellikle öyle bir durumda bankanın "büyük
başlarını" kaçırma planları üzerineydi.
Mevzubahis bina, yapısı yangının büyümesine elverişli olmasına ve
zeminden son kata kadar eşya ile, kağıt, plastik, kablo, mobilya gibi
yanıcı eşyalar doldurulması göz önünde bulundurulursa, yangınla
mücadeleye uygun değildi. Bina yapısı itibariyle banka olarak
kullanılmaya uygun değildi.
Hiçbir güvenlik görevlisi ilk yardım ve yangın söndürme konusunda
bilgili değil, binanın güvenliğinden sorumlu oldukları halde. Banka
çalışanları Bay Vgenopoulos'un arzusuna göre itfaiyeci ya da güvenlik
görevlisi işlevini üstlendiler.
Banka yönetimi çalışanlara, sabah erken saatlerde ısrarla istemelerine
rağmen, bugün bankayı terk etmelerini yasakladı- çalışanları kapıları
kilitlemeye zorladırlar ve tekrar tekrar telefonla gün boyunca kontrol
ettiler. İnternet bağlantısını kesip çalışanların dışarıyla
iletişimden men ettiler.
Bu günlerin mobilizasyonuna yönelik banka çalışanlarını birçok gün
tamamen terörize etme girişimleri var, sözlü bir "teklif"le: ya
çalışın ya da kovulun.
Banka soygununa karşın bahsedilen bölümde bulunan iki sivil polis
bütün gün ortalıkta görülmedi, banka yönetimi çalışanlara orada
olacaklarına dair söz verdiği halde.
Son olarak, beyefendiler, kendi eleştirinizi yapın, şoke olmuş gibi
görünmekten vazgeçin. Bugün olanlardan siz sorumlusunuz ve her hukuk
devletinde (zaman zaman kendi TV gösterilerinizde kullanmaktan
hoşlandığınız gibi olanlarda), yukarıdaki davranışlarınızdan dolayı
tutuklanırdınız. İş arkadaşlarım bugün kasten öldürüldü: Marfin
bankası ve kişisel olarak açıkça bugün (5 mayıs genel grevi) işe
gelmeyenlerin yarın ortalıkta görünmemesi gerektiğini(çünkü
kovulacaklarını) belirten Bay Vgenopoulos'un kastıyla.
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog/2010/05/05/an-employee-of-marfin-bank-speaks-on-tonights-tragic-deaths-in-athens/
Atina: Bir Marfin Bankası çalışanının akşam gerçekleşen trajik
ölümlere ilişkin açıklaması - lütfen yayın
Atina'da bu geceki trajik ölümlerden sonra yoruma pek fazla yer yok -
hepimiz olaydan dolayı şoke olduk ve derin üzüntü duyduk. "Occupied
London" da dahil ölümlerden kasti olarak anarşistlerin sorumlu
olduğuna dair spekülasyon yapanlara ancak şu cevabı verebiliriz: sırf
başka insanları öldürmek için sokağa çıkıp, özgürlüğümüzü riske atıp
yunan polisiyle çatışmayız. Anarşistler katil değiller, ve Yunan
Başbakanı Papandreou, ulusal ve uluslararası medyanın giriştiği hiçbir
beyin yıkama diğer türlüsüne kimseyi ikna edemez.
Üzüntümüz devam ederken ve olaylar hala çok hızlı gelişirken, bugün
Atina'da ateşe verilen ve üç çalışanın trajik ölümünün gerçekleştiği
Marfin bankasının bir çalışanı tarafından yazılan bildirinin kaba bir
çevirisini yayınlamak istiyoruz.
"Bugün hiç de adil olmayan bir şekilde ölen iş arkadaşlarımın
arkasından konuşmak ve bazı nesnel doğruları söylemek zorunda
hissediyorum kendimi. Bu mesajı tüm medya organlarına gönderiyorum.
Kim hala azıcık vicdan sahibiyse bunu yayınlamak durumunda. Diğerleri
hükümetin oyununu oynamaya devam edebilir.
İtfaiye söz konusu binaya hiç bir zaman işletme lisansı vermedi.
İşletme izni, pratikte Yunanistan'daki tüm işyerleri ve şirketlerde
olduğu gibi, hasıraltı edildi.
Marfin bankasındaki hiç bir bölüm yangınla mücadele konusunda
eğitilmiş çalışanlara sahip değildi, yangın söndürücülerin
kullanılması konusunda bile. Yönetim bu tarz bir eğitim için yüksek
maliyet bahanesine sığınıyor ve çalışanlarını korumak için en temel
önlemeleri dahi almayacak.
Bir kez bile hiç bir binada tahliye tatbikatı ya da bu tür durumlarda
ne yapılası gerektiğine dair itfaiye eğitimi yapılmadı. Marfin
bankasında yapılan tek tatbikat terörist eylem senaryolarına karşı
olandı ve onlar da özellikle öyle bir durumda bankanın "büyük
başlarını" kaçırma planları üzerineydi.
Mevzubahis bina, yapısı yangının büyümesine elverişli olmasına ve
zeminden son kata kadar eşya ile, kağıt, plastik, kablo, mobilya gibi
yanıcı eşyalar doldurulması göz önünde bulundurulursa, yangınla
mücadeleye uygun değildi. Bina yapısı itibariyle banka olarak
kullanılmaya uygun değildi.
Hiçbir güvenlik görevlisi ilk yardım ve yangın söndürme konusunda
bilgili değil, binanın güvenliğinden sorumlu oldukları halde. Banka
çalışanları Bay Vgenopoulos'un arzusuna göre itfaiyeci ya da güvenlik
görevlisi işlevini üstlendiler.
Banka yönetimi çalışanlara, sabah erken saatlerde ısrarla istemelerine
rağmen, bugün bankayı terk etmelerini yasakladı- çalışanları kapıları
kilitlemeye zorladırlar ve tekrar tekrar telefonla gün boyunca kontrol
ettiler. İnternet bağlantısını kesip çalışanların dışarıyla
iletişimden men ettiler.
Bu günlerin mobilizasyonuna yönelik banka çalışanlarını birçok gün
tamamen terörize etme girişimleri var, sözlü bir "teklif"le: ya
çalışın ya da kovulun.
Banka soygununa karşın bahsedilen bölümde bulunan iki sivil polis
bütün gün ortalıkta görülmedi, banka yönetimi çalışanlara orada
olacaklarına dair söz verdiği halde.
Son olarak, beyefendiler, kendi eleştirinizi yapın, şoke olmuş gibi
görünmekten vazgeçin. Bugün olanlardan siz sorumlusunuz ve her hukuk
devletinde (zaman zaman kendi TV gösterilerinizde kullanmaktan
hoşlandığınız gibi olanlarda), yukarıdaki davranışlarınızdan dolayı
tutuklanırdınız. İş arkadaşlarım bugün kasten öldürüldü: Marfin
bankası ve kişisel olarak açıkça bugün (5 mayıs genel grevi) işe
gelmeyenlerin yarın ortalıkta görünmemesi gerektiğini(çünkü
kovulacaklarını) belirten Bay Vgenopoulos'un kastıyla.
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog/2010/05/05/an-employee-of-marfin-bank-speaks-on-tonights-tragic-deaths-in-athens/
Etiketler:
İsyandan Haberler,
Yunanistan'dan Bildiriler
23 Aralık 2009 Çarşamba
Yunanistan'dan Haberler - 23 Aralık 2009
23 Aralık 2009
Rektör ve sivil polisler bugün Hanya Üniversitesi’nin "Papadopetrou Binası"nı tahliye etti. Bina rektörün binayı özel şirketlere kiraya vermesini önlemek isteyen öğrencilerce işgal edilmişti ve tartışmak için toplanılan, politik eylemlerin ve kültürel faaliyetlerin gerçekleştirildiği bir alan olarak kullanılıyordu. Gryspolakis birçok öğrencinin noel tatili için evlerine gittiği zamanı iyi değerlendirerek binayı tahliye etti. Tahliyeyi engellemek isteyen öğrenciler sivil polislerce durduruldular.
Atina Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı K. Michalos, dün polis memurlarına alman hukukunda olduğu gibi eylemlerden önce başvuru ve izin mekanizmasının getirilerek şehir merkezinde daha az eylem olmasını talebini iletti. K. Michalos cunta bakanlarının çocuğudur ve ayrıca işçilerin grevini de hukuku kullanarak durdurmaya çalışmıştı.
Kavala şehrindeki baskılar devam ediyor. Dün gece poster asan vatandaşlar gözaltına alındı ve ayrıca parmak izleri de alındı
34 yıl önce bugün “17 Kasım” şehir gerillası takımı CIA ajanı Richard Wells’I öldürerek ilk eylemini gerçekleştirmişti.Takım arabasını durdurmuş, karısını ve şoförünü çıkardıktan sonra onu öldürmüş ve arabanın içinde sorumluluğu üstlendiklerini belirten bir açıklama bırakmıştı. Daha sonra gazetelere gönderilen bu açıklama hiçbir zaman yayımlanmadı. Richard Wells, Yunanistan’daki askeri cuntanın ilanından ve Guatemala’daki pek çok devlet kaynaklı suikastten sorumluydu. 17 Kasım 2002’de bir bomba Savvas Xiros’un ellerinde patladığında eylemleri sona ermiş oldu.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269716.shtml
Rektör ve sivil polisler bugün Hanya Üniversitesi’nin "Papadopetrou Binası"nı tahliye etti. Bina rektörün binayı özel şirketlere kiraya vermesini önlemek isteyen öğrencilerce işgal edilmişti ve tartışmak için toplanılan, politik eylemlerin ve kültürel faaliyetlerin gerçekleştirildiği bir alan olarak kullanılıyordu. Gryspolakis birçok öğrencinin noel tatili için evlerine gittiği zamanı iyi değerlendirerek binayı tahliye etti. Tahliyeyi engellemek isteyen öğrenciler sivil polislerce durduruldular.
Atina Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı K. Michalos, dün polis memurlarına alman hukukunda olduğu gibi eylemlerden önce başvuru ve izin mekanizmasının getirilerek şehir merkezinde daha az eylem olmasını talebini iletti. K. Michalos cunta bakanlarının çocuğudur ve ayrıca işçilerin grevini de hukuku kullanarak durdurmaya çalışmıştı.
Kavala şehrindeki baskılar devam ediyor. Dün gece poster asan vatandaşlar gözaltına alındı ve ayrıca parmak izleri de alındı
34 yıl önce bugün “17 Kasım” şehir gerillası takımı CIA ajanı Richard Wells’I öldürerek ilk eylemini gerçekleştirmişti.Takım arabasını durdurmuş, karısını ve şoförünü çıkardıktan sonra onu öldürmüş ve arabanın içinde sorumluluğu üstlendiklerini belirten bir açıklama bırakmıştı. Daha sonra gazetelere gönderilen bu açıklama hiçbir zaman yayımlanmadı. Richard Wells, Yunanistan’daki askeri cuntanın ilanından ve Guatemala’daki pek çok devlet kaynaklı suikastten sorumluydu. 17 Kasım 2002’de bir bomba Savvas Xiros’un ellerinde patladığında eylemleri sona ermiş oldu.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269716.shtml
Yunanistan'dan Haberler - 21 Aralık 2009
21 Aralık 2009
Kıbrıs & Patision kendi kendine organize parkın açık meclisi, polisin park sakinlerine yönelik saldırılarını kınıyor. Son günlerde polis memurlari parka yöneik ilgilerini ve kontrolleri arttırdılar. Uyuşturucu kullanımı bahanesiyle park sakinlerini provoke ediyorlar, göçmenleri dövüyorlar ve daha önce insanlar onların saldırılarından dolayı ağır yaralanmamışlar gibi yaptıklarını yasal göstermeye çalışıyorlar. Açık meclis polislerin yeni hareketlerinin bazı teel nedenlere dayandığını düşünüyor:
1) Meclsin bazı üyeleri birkaç gün önce Amerika meydanında faşistlerin toplanmasını engelleyenlerdendi.
2) Polisin daha önce denemediği birşeyi yapan meclis, uyuşturucu satıcılarını parktan belli bir mesafe uzakta tutmayı başardı.
3) Atina belediyesi parkın sorumluluğunu yeniden almak, parkı yine betonarme bir bölgeye dönüştürmek ve vatandaşlara daha fazla mali yük yüklemek istiyor.
4) PASOK ( sosyal demokrat hükümet) 2008 aralıktan itibaren yayılan tüm özgür alanların ve işgal evlerinin sonunu getirmek istiyor.
PASOK özgür alanları bitirmek istiyor. Böylece özel polis güçlerini geri çekecek ve onları özel şirketere kiralayabilecek. Her yaştan vatandaş boş zamanlarını özel kafeler ya da çitle çevrili betonarme parklar yerine bu tür alanlarda geçirmeyi tercih ediyor. Meclis, insanların otoriteleri evlerine nasıl geri göndereceklerinin ve onları hükümetin araba parkı yapmayı düşündüğü ama meclisin koruduğu yeşil alanlardan uzak tutabilmenin yolunu bulabilmek için programlanmamış bir konsey çağrısı yapıyor
45 yaşındaki Nikos Polykrtaris Korydallos hapishanesinin psikoterapi hastanesinde bilinmeyen nedenlerden dolayı ölü bulundu. Geçen hafta 21 yaşındaki bir kürt erkek yaşamını kaybetmiş ve hapishane yönetimi onun adını bile açıklamamıştı.
“Karşılıksız ve genel yasadışılık için anarşistler” grubu 17-18 Aralıkta PASOK bürolarına karşı gerçekleşen saldırıların sorumluluğunu üstlendi. Grup, PASOK ofislerine yapılan saldırının, sosyal faşist partinin politikalarına olan sıfır tolerans tavırlarının bir göstergesi olduğunu belirtti. Grup ayrıca eylemleriye 2008 Aralık olaylarının hala devam ettiğini kanıtlayan binlerce öğrenciyi selamladı.
Bugun Kavala’da polise parmak izini vermeyi reddeden bir vatandaşın duruşması vardı. Vatandaş “yanlış bilgi vermek”ten suçlanıyordu ama görgü tanığı olarak mahkemeye çağrılan polislerin ifadeleri çelişkilerle doluydu. Savcı, verilen ifadeleri inandırıcı bulmadı ve yerel polis merkezi müdürünü duruşmaya çağırarak duruşmayı 4 Ocağa erteledi.
“Aktif Vatandaşlar Cephesi” bugün Atina’da araç sahiplerinden alınan yıllık vergi ve harçlardaki artışları protesto etti. Ücretler geçen yıla göre neredeyse iki katına çıktı.
İsrail doktorların öldürülen Filistinlilerin ve ölmüş İsrailli işçilerin organlarını ailelerinden hiçbir izin almadan aldıklarını kabul etti. Nancy Scheper’in eski İsrail Adli Tıp Kurumu Başkanı Jehuda Hiss’le yaptığı röportajda Hiss’in açıklamalarına göre organlar devlet hastanelerine gönderiliyordu ve deri yakılması için saklanıyordu. Bu gerçekler bir İsviçre gazetesinde yayımlanan röportajdan sonra ortaya çıktı. İsrailli otoriteler gazeteyi “antisemitist” olarak nitelendirdi.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269496.shtml
Kıbrıs & Patision kendi kendine organize parkın açık meclisi, polisin park sakinlerine yönelik saldırılarını kınıyor. Son günlerde polis memurlari parka yöneik ilgilerini ve kontrolleri arttırdılar. Uyuşturucu kullanımı bahanesiyle park sakinlerini provoke ediyorlar, göçmenleri dövüyorlar ve daha önce insanlar onların saldırılarından dolayı ağır yaralanmamışlar gibi yaptıklarını yasal göstermeye çalışıyorlar. Açık meclis polislerin yeni hareketlerinin bazı teel nedenlere dayandığını düşünüyor:
1) Meclsin bazı üyeleri birkaç gün önce Amerika meydanında faşistlerin toplanmasını engelleyenlerdendi.
2) Polisin daha önce denemediği birşeyi yapan meclis, uyuşturucu satıcılarını parktan belli bir mesafe uzakta tutmayı başardı.
3) Atina belediyesi parkın sorumluluğunu yeniden almak, parkı yine betonarme bir bölgeye dönüştürmek ve vatandaşlara daha fazla mali yük yüklemek istiyor.
4) PASOK ( sosyal demokrat hükümet) 2008 aralıktan itibaren yayılan tüm özgür alanların ve işgal evlerinin sonunu getirmek istiyor.
PASOK özgür alanları bitirmek istiyor. Böylece özel polis güçlerini geri çekecek ve onları özel şirketere kiralayabilecek. Her yaştan vatandaş boş zamanlarını özel kafeler ya da çitle çevrili betonarme parklar yerine bu tür alanlarda geçirmeyi tercih ediyor. Meclis, insanların otoriteleri evlerine nasıl geri göndereceklerinin ve onları hükümetin araba parkı yapmayı düşündüğü ama meclisin koruduğu yeşil alanlardan uzak tutabilmenin yolunu bulabilmek için programlanmamış bir konsey çağrısı yapıyor
45 yaşındaki Nikos Polykrtaris Korydallos hapishanesinin psikoterapi hastanesinde bilinmeyen nedenlerden dolayı ölü bulundu. Geçen hafta 21 yaşındaki bir kürt erkek yaşamını kaybetmiş ve hapishane yönetimi onun adını bile açıklamamıştı.
“Karşılıksız ve genel yasadışılık için anarşistler” grubu 17-18 Aralıkta PASOK bürolarına karşı gerçekleşen saldırıların sorumluluğunu üstlendi. Grup, PASOK ofislerine yapılan saldırının, sosyal faşist partinin politikalarına olan sıfır tolerans tavırlarının bir göstergesi olduğunu belirtti. Grup ayrıca eylemleriye 2008 Aralık olaylarının hala devam ettiğini kanıtlayan binlerce öğrenciyi selamladı.
Bugun Kavala’da polise parmak izini vermeyi reddeden bir vatandaşın duruşması vardı. Vatandaş “yanlış bilgi vermek”ten suçlanıyordu ama görgü tanığı olarak mahkemeye çağrılan polislerin ifadeleri çelişkilerle doluydu. Savcı, verilen ifadeleri inandırıcı bulmadı ve yerel polis merkezi müdürünü duruşmaya çağırarak duruşmayı 4 Ocağa erteledi.
“Aktif Vatandaşlar Cephesi” bugün Atina’da araç sahiplerinden alınan yıllık vergi ve harçlardaki artışları protesto etti. Ücretler geçen yıla göre neredeyse iki katına çıktı.
İsrail doktorların öldürülen Filistinlilerin ve ölmüş İsrailli işçilerin organlarını ailelerinden hiçbir izin almadan aldıklarını kabul etti. Nancy Scheper’in eski İsrail Adli Tıp Kurumu Başkanı Jehuda Hiss’le yaptığı röportajda Hiss’in açıklamalarına göre organlar devlet hastanelerine gönderiliyordu ve deri yakılması için saklanıyordu. Bu gerçekler bir İsviçre gazetesinde yayımlanan röportajdan sonra ortaya çıktı. İsrailli otoriteler gazeteyi “antisemitist” olarak nitelendirdi.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269496.shtml
20 Aralık 2009 Pazar
Yunanistan'dan Haberler - 19 Aralık 2009
19 Aralık 2009
Kerastini’de RESALTO’dan gözaltına alınanlarla dayanışmak ve devlet terörüne karşı çıkmak için dayanışma eylemi: Bugun saat 12’de RESALTO’nun da bulunduğu Kerastini mahallesinde RESALTO’dan gözaltına alınan ve bu hafta çok yüksek bir kefalet parasının (51.000 Euro) ödenmesi karşılığında serbest bırakılanlarla dayanışma eylemi yapıldı. 2000’in üzerinde insan çok güçlü ve coşkulu bir şekilde mahalleyi dolaştı, el ilanları dağıttı ve büyük bir dayanışma hissi yarattı. Yaşlı kadınlar pencerelerinden el ilanlarımızı aldılar ve bize sokağa çıktığımız için teşekkür ettiler. Bir balkondan birden bir çığlık duyduk: Domuz polisler katil! İsyan polisi de eyleme eşlik etti ve mahalle sakinleri tarafından düşman olarak görüldükleri bu bölgede çok soğukkanlıydılar. İki siyah kopek de getirdikleri pankartla eylemdeydiler. Eylemde Kerastini’deki Resalto, Salamis, Perama, Drapetsona ve Nikaia’daki isyanlar ve Skaramanga ve Pattision’daki işgaller anıldı. Bu akşam Pantio Üniversitesi’nde OXRA SPİROXETİ grubunun dayanışma konseri var ve yarın Resalto’da sunumlar yapılacak. Günün özeti: Mahallelerdeki eylemler çok daha anlamlı ve şehir merkezinde olduğundan çok daha fazla insana ulaşıyor.
Fotoğraflar: https://athens.indymedia.org/front.php3?lang=el&article_id=1114176
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269302.shtml
Kerastini’de RESALTO’dan gözaltına alınanlarla dayanışmak ve devlet terörüne karşı çıkmak için dayanışma eylemi: Bugun saat 12’de RESALTO’nun da bulunduğu Kerastini mahallesinde RESALTO’dan gözaltına alınan ve bu hafta çok yüksek bir kefalet parasının (51.000 Euro) ödenmesi karşılığında serbest bırakılanlarla dayanışma eylemi yapıldı. 2000’in üzerinde insan çok güçlü ve coşkulu bir şekilde mahalleyi dolaştı, el ilanları dağıttı ve büyük bir dayanışma hissi yarattı. Yaşlı kadınlar pencerelerinden el ilanlarımızı aldılar ve bize sokağa çıktığımız için teşekkür ettiler. Bir balkondan birden bir çığlık duyduk: Domuz polisler katil! İsyan polisi de eyleme eşlik etti ve mahalle sakinleri tarafından düşman olarak görüldükleri bu bölgede çok soğukkanlıydılar. İki siyah kopek de getirdikleri pankartla eylemdeydiler. Eylemde Kerastini’deki Resalto, Salamis, Perama, Drapetsona ve Nikaia’daki isyanlar ve Skaramanga ve Pattision’daki işgaller anıldı. Bu akşam Pantio Üniversitesi’nde OXRA SPİROXETİ grubunun dayanışma konseri var ve yarın Resalto’da sunumlar yapılacak. Günün özeti: Mahallelerdeki eylemler çok daha anlamlı ve şehir merkezinde olduğundan çok daha fazla insana ulaşıyor.
Fotoğraflar: https://athens.indymedia.org/front.php3?lang=el&article_id=1114176
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269302.shtml
19 Aralık 2009 Cumartesi
Yunanistan'dan Haberler - 18 Aralık 2009
18 Aralık 2009
Atina’nın Viktoria meydanında polis güçleri göçmenlere cok sert baskı uyguluyor. Polis meydanda satış yapan göçmenlere saldırdı ve onları kovaladı. Sattıkları şeyleri de tekmeledi. İnsanlar hemen tepki vererek polisleri engelledi ve meydandan dışarı kovaladı. Olaylar sırasında meydandan geçen otobüslerdeki ve arabalardaki insanlar da bağırarak göçmenlerle dayanışma gösterdi.
Üniforma içindeki maskeli polisler ayrıca Kıbrıs Parkı ve Patision (Atina) caddelerindeydi. Polisler parkta diğer sakinlerle birlikte oturan göçmenleri kovaladı. Park daha önce de pek çok kez birçok insanı ciddi şekilde yaralayan domuzlar tarafından saldırıya uğramıştı.
Atina’nın Petroupoli mahallesindeki işgal altındaki alan Votanikos Kipos’a ateşli saldırılar.
TIM Hellas Şirketi İşçilerinin Temel Sendikası,üniversitelerdeki akademik dokunulmazlığa ilişkin yasanın değiştirilmesine karşı olan öğrencilerle dayanışmak için üyelerinden imza topluyor.
“Özgür Askerlerin Spartacus Birliği” yaptığı baskılarla Korinthos ordu kampındaki askerler için daha iyi kalitede ve daha çok yemek, temiz su vb. gibi daha iyi yaşam standartlarının gelmesini sağladı. “Özgür Askerlerin Spartacus Birliği”, “Askerler köle değil üniformalı vatandaşlardır” sloganı altında askeri alanlarda daha iyi koşulların sağlanması ve askeri organizasyonun daha demokratik işlemesi için mücadele ediyor. http://diktiospartakos.blogspot.com/
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269265.shtml
Atina’nın Viktoria meydanında polis güçleri göçmenlere cok sert baskı uyguluyor. Polis meydanda satış yapan göçmenlere saldırdı ve onları kovaladı. Sattıkları şeyleri de tekmeledi. İnsanlar hemen tepki vererek polisleri engelledi ve meydandan dışarı kovaladı. Olaylar sırasında meydandan geçen otobüslerdeki ve arabalardaki insanlar da bağırarak göçmenlerle dayanışma gösterdi.
Üniforma içindeki maskeli polisler ayrıca Kıbrıs Parkı ve Patision (Atina) caddelerindeydi. Polisler parkta diğer sakinlerle birlikte oturan göçmenleri kovaladı. Park daha önce de pek çok kez birçok insanı ciddi şekilde yaralayan domuzlar tarafından saldırıya uğramıştı.
Atina’nın Petroupoli mahallesindeki işgal altındaki alan Votanikos Kipos’a ateşli saldırılar.
TIM Hellas Şirketi İşçilerinin Temel Sendikası,üniversitelerdeki akademik dokunulmazlığa ilişkin yasanın değiştirilmesine karşı olan öğrencilerle dayanışmak için üyelerinden imza topluyor.
“Özgür Askerlerin Spartacus Birliği” yaptığı baskılarla Korinthos ordu kampındaki askerler için daha iyi kalitede ve daha çok yemek, temiz su vb. gibi daha iyi yaşam standartlarının gelmesini sağladı. “Özgür Askerlerin Spartacus Birliği”, “Askerler köle değil üniformalı vatandaşlardır” sloganı altında askeri alanlarda daha iyi koşulların sağlanması ve askeri organizasyonun daha demokratik işlemesi için mücadele ediyor. http://diktiospartakos.blogspot.com/
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269265.shtml
17 Aralık 2009 Perşembe
Yunanistan'dan Haberler - 17 Aralık 2009
17 Aralık 2009
LA.O.S’nin faşistleri (parlamentodaki nazi partisi) dün gece Agios Panteleimonas meydanındaki gibi bir ikinci sahte kurul oluşturmak üzere Atina’daki Amerika meydanında toplandılar. Amaçları böylece göçmenlere yönelik saldırılara başlayabilmek ve öldürme işlerine devam edebilmek. Kypseli ve Patisia mahallelerinden toplanan ırkçılık karşıtları nazilerden çok daha fazlaydı ve bu toplanmayı engellediler. Bu olayı destekleyen nazi politikacı th. Plevris meydanı terk etmek zorunda kaldı ve kalan birkac nazi polisi çağırdı ve meydandan onların eşliğinde ayrıldı.
Kavala şehrinde dün bankalara karşı saldırılar düzenlendi. Alpha Bank’ın, FBB’nin, Yunanistan Ulusal Bankası’nın ve Postane Bankası’nın camları kırıldı ve içeri molotof kokteylleri atıldı. Polis 18 kişiyi karakola götürdü ama onlara karşı herhangi bir delil yoktu.
13.30’dan hemen sonra 20 işçi Selanik’teki ET3 televizyon kanalının stüdyosuna girdi. İşçiler canlı haberleri durdurdular ve resmi işçi sendikasının katılmayı reddettiği bugünkü grevle ilgili tutumlarını açıkladılar. Bundan kısa sure sonra 2 grup özel polis gücü binanın karşısına geldi.
Bugünkü greve katılan inşaat işçileri işverenlerin sözcüsü olan grev karşıtı işçiler tarafından dövüldü. İşçi sendikalarının çoğu grev çağrısı yaptı.
Irakleio, Girit İşçileri eylemi : 550 civarında kişi katıldı ve hastaneden atılan 9 işçiye destek amaçlı Girit Sağlık Merkezini bloke ettiler. (Çağrıcıların çoğu parlamentodaki sol partilerdi.)
Selanik’teki işçi eylemi az katılımla gerçekleşti.(Çağrıcıların çoğu parlamentodaki sol partilerdi.)
Atina’daki işçi eylemine katılım da azdı. .(Çağrıcıların çoğu parlamentodaki sol partilerdi.)
Dün motorsikletli ve arabalı 60 kişinin katılımıyla Irakleio merkez polis karakolunda RIDVAN ÇELİK (RIDO) ile dayanışma eylemi gerçekleşti. Rido muhtemlen gönderilmeyecek ama politik sığınmacılık talebinin sonucunu bekliyoruz.
Elefsina şehri çevresindeki endüstriyel büyümeye karşı eylemlere ilişkin bilgi için: http://thriasiofoto.blogspot.com/
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269144.shtml
LA.O.S’nin faşistleri (parlamentodaki nazi partisi) dün gece Agios Panteleimonas meydanındaki gibi bir ikinci sahte kurul oluşturmak üzere Atina’daki Amerika meydanında toplandılar. Amaçları böylece göçmenlere yönelik saldırılara başlayabilmek ve öldürme işlerine devam edebilmek. Kypseli ve Patisia mahallelerinden toplanan ırkçılık karşıtları nazilerden çok daha fazlaydı ve bu toplanmayı engellediler. Bu olayı destekleyen nazi politikacı th. Plevris meydanı terk etmek zorunda kaldı ve kalan birkac nazi polisi çağırdı ve meydandan onların eşliğinde ayrıldı.
Kavala şehrinde dün bankalara karşı saldırılar düzenlendi. Alpha Bank’ın, FBB’nin, Yunanistan Ulusal Bankası’nın ve Postane Bankası’nın camları kırıldı ve içeri molotof kokteylleri atıldı. Polis 18 kişiyi karakola götürdü ama onlara karşı herhangi bir delil yoktu.
13.30’dan hemen sonra 20 işçi Selanik’teki ET3 televizyon kanalının stüdyosuna girdi. İşçiler canlı haberleri durdurdular ve resmi işçi sendikasının katılmayı reddettiği bugünkü grevle ilgili tutumlarını açıkladılar. Bundan kısa sure sonra 2 grup özel polis gücü binanın karşısına geldi.
Bugünkü greve katılan inşaat işçileri işverenlerin sözcüsü olan grev karşıtı işçiler tarafından dövüldü. İşçi sendikalarının çoğu grev çağrısı yaptı.
Irakleio, Girit İşçileri eylemi : 550 civarında kişi katıldı ve hastaneden atılan 9 işçiye destek amaçlı Girit Sağlık Merkezini bloke ettiler. (Çağrıcıların çoğu parlamentodaki sol partilerdi.)
Selanik’teki işçi eylemi az katılımla gerçekleşti.(Çağrıcıların çoğu parlamentodaki sol partilerdi.)
Atina’daki işçi eylemine katılım da azdı. .(Çağrıcıların çoğu parlamentodaki sol partilerdi.)
Dün motorsikletli ve arabalı 60 kişinin katılımıyla Irakleio merkez polis karakolunda RIDVAN ÇELİK (RIDO) ile dayanışma eylemi gerçekleşti. Rido muhtemlen gönderilmeyecek ama politik sığınmacılık talebinin sonucunu bekliyoruz.
Elefsina şehri çevresindeki endüstriyel büyümeye karşı eylemlere ilişkin bilgi için: http://thriasiofoto.blogspot.com/
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269144.shtml
Yunanistan'dan Haberler - 16.12.2009
16 Aralık 2009
Naziler, Grit’e bağlı Hanya’daki “Göçmenlerin Sosyal Merkezi”ne saldırdı. Bir hafta once nazi sembolleriyle yazılama yapmışlardı ama bugün sabah içeri girdiler, binayı yaktılar ve duvarlara spreyle svastikalar yaptılar.
Judith Butler bugün Atina’daki Goethe Enstitüsünde “ Performatif Politik ve Devlet Şiddetinin Eleştirisi” başlıklı bir konuşma yapacak. Perşembe günü ise Panteios Üniversitesi’nde “Rolcülükten Geçiciliğe” başlıklı bir sunum yapacak. Judith Butler’ın profile : http://de.wikipedia.org/wiki/Judith_Butler
Dimosthenis Asimakopoulos, Atina Üniversitesi’ndeki görevinden yaralı taklidi yaptığı kanıtlanınca istifa eden Mr. Kittas’ın yerine rektör olarak atandı. Yeni rektör resmi olarak üniversite çevresine binaların her türlü raikal eylemden korunması amacıyla özel polis güçleri istedi.
Birkaç gün önce Sisam Adası’ndan FRONTEX uçağıyla bilinmeyen bir yere gönderilen 85 göçmen şu anda Afganistan’da.
Kilkis çiftçilerinden Evzonoi sınırına yeni blokaj. Çiftçiler FYROM’dan gelen ürünlerle dolu olan kamyonların Yunanistan’a girişini engelliyor.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269047.shtml
Naziler, Grit’e bağlı Hanya’daki “Göçmenlerin Sosyal Merkezi”ne saldırdı. Bir hafta once nazi sembolleriyle yazılama yapmışlardı ama bugün sabah içeri girdiler, binayı yaktılar ve duvarlara spreyle svastikalar yaptılar.
Judith Butler bugün Atina’daki Goethe Enstitüsünde “ Performatif Politik ve Devlet Şiddetinin Eleştirisi” başlıklı bir konuşma yapacak. Perşembe günü ise Panteios Üniversitesi’nde “Rolcülükten Geçiciliğe” başlıklı bir sunum yapacak. Judith Butler’ın profile : http://de.wikipedia.org/wiki/Judith_Butler
Dimosthenis Asimakopoulos, Atina Üniversitesi’ndeki görevinden yaralı taklidi yaptığı kanıtlanınca istifa eden Mr. Kittas’ın yerine rektör olarak atandı. Yeni rektör resmi olarak üniversite çevresine binaların her türlü raikal eylemden korunması amacıyla özel polis güçleri istedi.
Birkaç gün önce Sisam Adası’ndan FRONTEX uçağıyla bilinmeyen bir yere gönderilen 85 göçmen şu anda Afganistan’da.
Kilkis çiftçilerinden Evzonoi sınırına yeni blokaj. Çiftçiler FYROM’dan gelen ürünlerle dolu olan kamyonların Yunanistan’a girişini engelliyor.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/269047.shtml
15 Aralık 2009 Salı
Yunanistan'dan 15 Aralık haberleri
15 Aralık 2009
Giannis Dimitrakis’in duruşması 28 Nisan 2010’a ertelendi. Bir banka soygunu hakkında suçlanan anarşist Giannis Dimitrakis duruşmadan önce avukatlarıyla görüştürülmediği için avukatları duruşmaya hazırlanamamıştı. Duruşma salonunda Giannis’le dayanışmak için gelen bir sürü insan vardı. Ayrıca pek çok insanın girişi de polis tarafından engellendi. Giannis, Korydallos hapishanesine gönderilecek ama hala siyasi tutukluluarın bulunduğu koğuşlardan birinde kalıp kalmayacağını bilmiyoruz.
11 avukat ve 13 tane görgü tanığı, polis güçlerinin vatandaşları nedensiz yere karakola götürmek, parmak izlerini almak ve üniversitelerdeki dokunulmazlık alanlarını ihlal etmek gibi illegal davranışlarından dolayı savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Selanik’te politik ve sosyal merkez RESALTO’dan tutuklanan insanlar için para toplanması amacıyla bir dayanışma konseri var. Bir dayanışma konseri de Atina’nın Zografou mahallesinde.
Selanik Aristoteleio Üniversitesi mimarlık bölümü öğrencileri eğitim seminerleri düzenliyor. İlk seminerler büyük şehirlerin gettolarında ve gettoların yaşayanları baskı altında tutmayı ve izolasyonu nasıl sağladığı üzerine olacak.
Alexandros Grigoropoulos'un annesi davanın Korydallos hapishanesinde görülmesi talebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyor. Yunan otoriteleri davanın, birçok görgü tanığının öğrenci olması nedeniyle gidemeyeceği Amfissa yerine Atina’da görülmesi talebini 2 kez reddetmişti.
“Sosyalistik” Yunan hükümeti, yazın orman yangınlarında 3.kez yanan ve pek çok araştırmacının kanıtladığı gibi doğanın çok büyük tehlike altında olduğu Atina’nın güney banliyölerine yeni yollar inşa etmeyi planlıyor.
Frontex ve Yunan otoriteleri “Yunanistanın ve Avrupa vatandaşlarının milli güvenliğini (Avrupa Birliği ülkelerini bombaladıktan sonra ülkelerini terk etmek zorunda kalan“terörist” göçmenlerden) korumak” için daha güçlü baskı kurulması konusunda anlaştılar.
İçişleri Bakanı Ntinos Rovlias, polis ve orduda kendisinin de katıldığı bazı skandalların açığa çıkması üzerine istifa etti.
Kilkis’li çiftçiler Evzonoi sınırında blokajlarına devam ediyorlar. Protestocular daha önce söz verilmiş ama şimdi ertelenmiş olan ekonomik yardımı talep ediyorlar.
Kıbrıs adasının Lemesos şehrinin merkez binasına Molotof kokteylli saldırı düzenlendi.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/268934.shtml
Giannis Dimitrakis’in duruşması 28 Nisan 2010’a ertelendi. Bir banka soygunu hakkında suçlanan anarşist Giannis Dimitrakis duruşmadan önce avukatlarıyla görüştürülmediği için avukatları duruşmaya hazırlanamamıştı. Duruşma salonunda Giannis’le dayanışmak için gelen bir sürü insan vardı. Ayrıca pek çok insanın girişi de polis tarafından engellendi. Giannis, Korydallos hapishanesine gönderilecek ama hala siyasi tutukluluarın bulunduğu koğuşlardan birinde kalıp kalmayacağını bilmiyoruz.
11 avukat ve 13 tane görgü tanığı, polis güçlerinin vatandaşları nedensiz yere karakola götürmek, parmak izlerini almak ve üniversitelerdeki dokunulmazlık alanlarını ihlal etmek gibi illegal davranışlarından dolayı savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Selanik’te politik ve sosyal merkez RESALTO’dan tutuklanan insanlar için para toplanması amacıyla bir dayanışma konseri var. Bir dayanışma konseri de Atina’nın Zografou mahallesinde.
Selanik Aristoteleio Üniversitesi mimarlık bölümü öğrencileri eğitim seminerleri düzenliyor. İlk seminerler büyük şehirlerin gettolarında ve gettoların yaşayanları baskı altında tutmayı ve izolasyonu nasıl sağladığı üzerine olacak.
Alexandros Grigoropoulos'un annesi davanın Korydallos hapishanesinde görülmesi talebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyor. Yunan otoriteleri davanın, birçok görgü tanığının öğrenci olması nedeniyle gidemeyeceği Amfissa yerine Atina’da görülmesi talebini 2 kez reddetmişti.
“Sosyalistik” Yunan hükümeti, yazın orman yangınlarında 3.kez yanan ve pek çok araştırmacının kanıtladığı gibi doğanın çok büyük tehlike altında olduğu Atina’nın güney banliyölerine yeni yollar inşa etmeyi planlıyor.
Frontex ve Yunan otoriteleri “Yunanistanın ve Avrupa vatandaşlarının milli güvenliğini (Avrupa Birliği ülkelerini bombaladıktan sonra ülkelerini terk etmek zorunda kalan“terörist” göçmenlerden) korumak” için daha güçlü baskı kurulması konusunda anlaştılar.
İçişleri Bakanı Ntinos Rovlias, polis ve orduda kendisinin de katıldığı bazı skandalların açığa çıkması üzerine istifa etti.
Kilkis’li çiftçiler Evzonoi sınırında blokajlarına devam ediyorlar. Protestocular daha önce söz verilmiş ama şimdi ertelenmiş olan ekonomik yardımı talep ediyorlar.
Kıbrıs adasının Lemesos şehrinin merkez binasına Molotof kokteylli saldırı düzenlendi.
Haber: http://de.indymedia.org/2009/12/268934.shtml
14 Aralık 2009 Pazartesi
Yunanistan'dan 14 Aralık 2009 Haberleri
14.12.2009
Rektörler Konseyi akademik dokunulmazlık hakkındaki yasayı değiştirmemeye karar verdi.
Sembolik bir binası işgal altında olan Atina’daki Panteios Üniversitesi’nde tutuklularla dayanışılıyor. Üniversitede her şey yolunda.
Alexandros Grigoropoulos’un annesinin davanın Atina’da görülmesi konusunda yaptığı ikinci başvuru da Areios Pagos’un (yüksek mahkeme) 2. savcısı Nikos Pantelis tarafından reddedildi. Alexandros’un annesi, birçok tanığın öğrenci olmaları ve okullarından uzun süre uzak kalamayacakları sebebiyle davanın görüleceği şehirde yeteri kadar bulunamayacaklarını ve bu nedenle de Amfissa şehrinde olacak duruşmanın 6 Aralık 2008’de gerçekten ne olduğuyla ilgili mahkemeye bilgi veremeyeceğini söyledi.
Nikos Zagorianos hukuki bakış açısından Siemens skandalını ciddiye almıyor ve bu skandalla ilgili hukuki süreci tam olarak işletmiyor. Nikos Zagorianos ayrıca C14 skandalıyla ilgili de suçlanıyor.
Michalis Chrysochoidis ve Illka Laitinen (FRONTEX üyesi) Avrupa’nın doğu-güney kıyılarını koruyabilecek Yunanistan’da kurulabilecek ek bir FRONTEX şirketi hakkında konuştular.
Alıntı: http://de.indymedia.org/2009/12/268770.shtml
Rektörler Konseyi akademik dokunulmazlık hakkındaki yasayı değiştirmemeye karar verdi.
Sembolik bir binası işgal altında olan Atina’daki Panteios Üniversitesi’nde tutuklularla dayanışılıyor. Üniversitede her şey yolunda.
Alexandros Grigoropoulos’un annesinin davanın Atina’da görülmesi konusunda yaptığı ikinci başvuru da Areios Pagos’un (yüksek mahkeme) 2. savcısı Nikos Pantelis tarafından reddedildi. Alexandros’un annesi, birçok tanığın öğrenci olmaları ve okullarından uzun süre uzak kalamayacakları sebebiyle davanın görüleceği şehirde yeteri kadar bulunamayacaklarını ve bu nedenle de Amfissa şehrinde olacak duruşmanın 6 Aralık 2008’de gerçekten ne olduğuyla ilgili mahkemeye bilgi veremeyeceğini söyledi.
Nikos Zagorianos hukuki bakış açısından Siemens skandalını ciddiye almıyor ve bu skandalla ilgili hukuki süreci tam olarak işletmiyor. Nikos Zagorianos ayrıca C14 skandalıyla ilgili de suçlanıyor.
Michalis Chrysochoidis ve Illka Laitinen (FRONTEX üyesi) Avrupa’nın doğu-güney kıyılarını koruyabilecek Yunanistan’da kurulabilecek ek bir FRONTEX şirketi hakkında konuştular.
Alıntı: http://de.indymedia.org/2009/12/268770.shtml
Yunanistan: Resalto Dayanışma Fonu'ndan acil maddi yardım talebi
#155 | Resalto Dayanışma Fonu'ndan acil maddi yardım talebi
11 Aralık 2009, Cuma
"Resalto", Batı Atina'da bulunan ve 5 Aralık akşamı polis tarafından
basılan anarşist bir mekan (arkaplan bilgileri için önceki haberlere
bakılabilir). Mekanın vahşice basılması sırasında gözaltına alınan 22
yoldaş, Pire Mahkemesi tarafından 8 Aralık Salı günü sabaha karşı
serbest bırakılmıştı. Ancak mahkeme çok yüksek miktarlarda kefalet
ücreti saptayarak, katı kefalet şartları belirlemiş bulunuyor: Bu
kefalet ücretinin toplam miktarı 51.000 euroyu buluyor. Detay vermek
gerekirse; gözaltına alınanlardan birisi için belirlenen ücret 15.000,
üçü için herbirine 5.000 ve geriye kalan yedisi için de 3'er bin euro.
Kefalet ücreti toplamının 17 Aralık Perşembe gününe kadar yatırılması
gerekiyor, ancak bürokratik çıkmazlardan kurtulmak amacıyla 15 Aralık
Salı'dan önce yatırılması tavsiye ediliyor.
Bu amaçla bir dayanışma fonu oluşturuldu - Resalto 22 gözaltılarına
maddi destek ve aynı zamanda kefalet paralarının acilen ödenmesi için.
Olağandışı miktarda yüksek olan bu kefalet parasının toplanması için
hepimizin katkıda bulunması çok önemli.
Bu paranın güvenli biçimde toplanabilmesi için hepinizi kuvvetle
teşvik ediyoruz ve sizlerden bu paranın yatırılabileceği banka hesap
numarasını almak için şu telefon numarası ( +30 6973657960 ) veya
email yoluyla tameio22@espiv.net ile bağlantı kurmanızı rica ediyoruz.
Para toplamak için banka hesabını alenen yayımlamak Yunan yasalarına
göre suç teşkil ediyor (vergilendirme nedeniyle).
Dayanışma silahımızdır.
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
11 Aralık 2009, Cuma
"Resalto", Batı Atina'da bulunan ve 5 Aralık akşamı polis tarafından
basılan anarşist bir mekan (arkaplan bilgileri için önceki haberlere
bakılabilir). Mekanın vahşice basılması sırasında gözaltına alınan 22
yoldaş, Pire Mahkemesi tarafından 8 Aralık Salı günü sabaha karşı
serbest bırakılmıştı. Ancak mahkeme çok yüksek miktarlarda kefalet
ücreti saptayarak, katı kefalet şartları belirlemiş bulunuyor: Bu
kefalet ücretinin toplam miktarı 51.000 euroyu buluyor. Detay vermek
gerekirse; gözaltına alınanlardan birisi için belirlenen ücret 15.000,
üçü için herbirine 5.000 ve geriye kalan yedisi için de 3'er bin euro.
Kefalet ücreti toplamının 17 Aralık Perşembe gününe kadar yatırılması
gerekiyor, ancak bürokratik çıkmazlardan kurtulmak amacıyla 15 Aralık
Salı'dan önce yatırılması tavsiye ediliyor.
Bu amaçla bir dayanışma fonu oluşturuldu - Resalto 22 gözaltılarına
maddi destek ve aynı zamanda kefalet paralarının acilen ödenmesi için.
Olağandışı miktarda yüksek olan bu kefalet parasının toplanması için
hepimizin katkıda bulunması çok önemli.
Bu paranın güvenli biçimde toplanabilmesi için hepinizi kuvvetle
teşvik ediyoruz ve sizlerden bu paranın yatırılabileceği banka hesap
numarasını almak için şu telefon numarası ( +30 6973657960 ) veya
email yoluyla tameio22@espiv.net ile bağlantı kurmanızı rica ediyoruz.
Para toplamak için banka hesabını alenen yayımlamak Yunan yasalarına
göre suç teşkil ediyor (vergilendirme nedeniyle).
Dayanışma silahımızdır.
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
Yunanistan: Üniversitelerde yeni bir işgal dalgası
#154 | Baskıkarşıtı eylemler sürüyor / Üniversitelerde yeni bir işgal dalgası
9 Aralık 2009, Çarşamba
Dün Selanik'te de baskılara-karşı bir gösteri gerçekleştirildi. 2000
kadar gösterici vardı. Hiç isyan çıkmadı ve hiç kimyasal gaz
kullanılmadı (aslında oldukça ender rastlanan bir durum). Trikala,
Hanya, Rethymno, Giannena ve Atina'nın pek çok mahallesinde de dün
gösteriler vardı. Ayrıca metro istasyonlarında ve Atina'nın
merkezindeki meydanlarda da toplanıldı ve insanlara bildiri dağıtılıp
mikrofonlarla okundu. Midilli ve Selanik'te radyo istasyonları işgal
edildi. Pek çok üniversitede, öğrenci meclislerinden sonra öğrenciler
binaları işgal ettiler. Bu, olağandışı baskılara ve üniversiteye
polisin girmesine tepki olarak gerçekleşti. Talepleri; 1: tüm
suçlamalardan vazgeçilmesi ve gözaltına alınan herkesin derhal serbest
bırakılması, 2: akademik dokunulmazlıktan ellerinizi çekin. Ayrıca
eğitim ve emek koşullarına ilişkin devlet politikasını da kınıyorlar
ve işten atılmaların genel olarak yasaklanması ile bir önceki
yönetimin geçirdiği üniversitelerle ilgili yasaların ortadan
kaldırılmasını talep ediyorlar (özelleştirme, şirketlerin
üniversitelere girmesi vb - bunlar 2006-2007'de o zamanki geniş
öğrenci muhalefetine rağmen geçmişti ve yasanın yalnızca bir kısmını
durdurmayı başarabilmişti). Öğrenciler Perşembe günü için de yeni
gösteriler planlıyorlar ve anarşistler de çağrı yapıyor.
Ni un paso atras...
Bu arada, bir kişi bugün serbest bırakıldı. [Aşağıdaki bilgi % 100
doğrulanması, ancak bir sonraki postada bilgileri kesinleştireceğiz.]
İçinde molotof kokteylleri olan bir çanta taşımakla suçlanıyordu ve
hapse girmesi büyük bir olasılıktı. Bununla birlikte, gözaltına
alındığı sıradaki bir videoda yanında çanta olmadığı görülüyordu.
Polisler gözaltındaki kişiye çantayı kendilerinin verdiğini kabul
ettiler. Bu çok da şaşırtıcı değil ve bu kişinin şansına bağlı olarak
gözaltısının filme alınması nedeniyle düşürülen bu suçlama, bir sürü
uydurma suçlamadan yalnızca birisi. Böyle devam et yunan polisi, belki
bir süre sonra taşlar bile sizden nefret edecek...
Fotoğraf Atina'dan...
Haber ve fotoğraf: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
9 Aralık 2009, Çarşamba
Dün Selanik'te de baskılara-karşı bir gösteri gerçekleştirildi. 2000
kadar gösterici vardı. Hiç isyan çıkmadı ve hiç kimyasal gaz
kullanılmadı (aslında oldukça ender rastlanan bir durum). Trikala,
Hanya, Rethymno, Giannena ve Atina'nın pek çok mahallesinde de dün
gösteriler vardı. Ayrıca metro istasyonlarında ve Atina'nın
merkezindeki meydanlarda da toplanıldı ve insanlara bildiri dağıtılıp
mikrofonlarla okundu. Midilli ve Selanik'te radyo istasyonları işgal
edildi. Pek çok üniversitede, öğrenci meclislerinden sonra öğrenciler
binaları işgal ettiler. Bu, olağandışı baskılara ve üniversiteye
polisin girmesine tepki olarak gerçekleşti. Talepleri; 1: tüm
suçlamalardan vazgeçilmesi ve gözaltına alınan herkesin derhal serbest
bırakılması, 2: akademik dokunulmazlıktan ellerinizi çekin. Ayrıca
eğitim ve emek koşullarına ilişkin devlet politikasını da kınıyorlar
ve işten atılmaların genel olarak yasaklanması ile bir önceki
yönetimin geçirdiği üniversitelerle ilgili yasaların ortadan
kaldırılmasını talep ediyorlar (özelleştirme, şirketlerin
üniversitelere girmesi vb - bunlar 2006-2007'de o zamanki geniş
öğrenci muhalefetine rağmen geçmişti ve yasanın yalnızca bir kısmını
durdurmayı başarabilmişti). Öğrenciler Perşembe günü için de yeni
gösteriler planlıyorlar ve anarşistler de çağrı yapıyor.
Ni un paso atras...
Bu arada, bir kişi bugün serbest bırakıldı. [Aşağıdaki bilgi % 100
doğrulanması, ancak bir sonraki postada bilgileri kesinleştireceğiz.]
İçinde molotof kokteylleri olan bir çanta taşımakla suçlanıyordu ve
hapse girmesi büyük bir olasılıktı. Bununla birlikte, gözaltına
alındığı sıradaki bir videoda yanında çanta olmadığı görülüyordu.
Polisler gözaltındaki kişiye çantayı kendilerinin verdiğini kabul
ettiler. Bu çok da şaşırtıcı değil ve bu kişinin şansına bağlı olarak
gözaltısının filme alınması nedeniyle düşürülen bu suçlama, bir sürü
uydurma suçlamadan yalnızca birisi. Böyle devam et yunan polisi, belki
bir süre sonra taşlar bile sizden nefret edecek...
Fotoğraf Atina'dan...
Haber ve fotoğraf: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
Yunanistan: 8 Aralık haberleri
#153 | Atina'daki baskılara-karşı gösteri sona erdi; Propylea
binalarını polisler halen çevrelemiş durumda; Hukuk okulu radyo
istasyonunu kapatma çabaları; Resalto gözaltılarının kefalet ücreti on
binlerce euroyu buluyor
9 Aralık 2009, Çarşamba
Atina için çağrısı yapılan baskılara-karşı gösteri birkaç saat önce
sona erdi. Aşırı sol grupların (EEK, Sosyal ve Siyasal Haklar Ağı ve
diğerleri - diğerlerini unuttuysam üzgünüm, lütfen ekleyin!) çağrısını
yaptıkları gösteriye çok sayıda anarşist de katıldı. Polisler, ardı
ardına ikinci gece de, Panepistimiou Caddesi'nde bulunan Atina
Üniversitesi binalarının bulunduğu bahçenin önünde kışkırtıcı biçimde
bekleyerek, göstericilerin akademik dokunulmazlık bölgesine girmesini
engellediler. Bu, Atina Üniversitesi Rektörü'ne yönelik uydurma
"öldürücü" saldırıdan sonra oldu: Önceden söylediğimiz gibi, Occupied
London'dan iki katılımcı rektörün kafasını tutarak bölgeden
uzaklaştığına tanık olmuştu - ancak geçirdiği söylenen "kalp krizi"
bir kenara, hiç kanaması bile yoktu. İşte bu "ölümcül" saldırı,
akademik dokunulmazlığa yönelik bütüncül bir saldırı için kusursuz bir
gerekçe sağlamak amacıyla kullanılıyor: Diğer üniversite rektörleri
dokunulmazlığı gözden geçirme konusundaki istekliliklerini açıkça
ifade etttiler; Hukuk Okulu idaresi şimdiden kampüs içinde yerleşmiş
bulunan öğrenci radyosunun zorla boşaltılmasına karar verdi ve
fakültelerinin "akademik-olmayan" amaçlarla kullanılmasını yasakladı.
Bu arada, serbest bırakılan Resalto'dan yoldaşların kefalet ücreti on
binlerce euroya (18-20.000) ulaşıyor ve destek amacıyla acilen para
toplanması gerekiyor. Daha fazla bilgi birazdan burada yayımlanacak.
#152 | Açık özörgütlenmiş mekan "Resalto"ya dair
Polisin anarşist mekan Resalto'ya baskın düzenleyip, ardından belediye
binasını da basarak Resalto'da 22, Belediye Binası'nda ise 41 kişiyi
gözaltına aldığı Keratsini bir belediye. Şu ana kadar, bazıları
serbest bırakıldı ve diğer bazıların polisin elinde kaldı. Keratsini
Belediye Meclisi aşağıdaki kararı yayımladı (çeviri gayrı-resmidir):
Karar No 284
Kentimizde gerçekleşen üzücü olaylardan sonra, Keratsini Belediye
Meclisi oy çokluğuyla (Bay Dimitrios Moyrikis ile Bayan Sophia
Thomarei'nin kendi önergelerinin kabul edilmesine ilişkin görüşüyle
birlikte) şu kararı almıştır:
1/ Kentimizdeki siyasal etkinlik ve eylemlere yönelik devlet baskısına
müsaade etmeyeceğimizi ilan ediyoruz.
2/ Keratsini'nin siyasi mekanı RESALTO'ya ve Belediye Binası'na
yönelik polis saldırısını kınıyoruz.
3/ Siyasal hareket RESALTO, kentimizdeki kendi işlevlerini ve
faaliyetlerini siyasi, sanatsal, kültürel ve diğer alanlarda
gerçekleştirmektedir.
4/ Kentimizde gözaltına alınan, gözaltındaki 64 yurttaşın serbest
bırakılmasını talep ediyoruz.
5/ Belediye Binası'nda herhangi bir saldırı veya yıkım olmadığını ilan ediyoruz.
6/ Gözaltına alınan 42 kişinin Belediye binasına girme hareketi, bize
göre açıkça siyasal bir eylemdir ve bunu onaylıyoruz.
7/ Gerçekleri bilinçli olarak veya yanlış bilgilere dayanarak saptıran
ve uyduran kitle medyasını kınıyoruz.
8/ Belediye Yönetimi, gerçekleri açıklamak amacıyla bir basın
konferansı düzenlemelidir, çünkü kentimizdeki siyasal eylemlerin meşru
olduğunu düşünüyoruz.
BAŞKAN
LEONTIADIS PANAGIOTIS
BİLGİ İÇİN
1/ Yurttaş Koruma Bakanı
2/ İçişleri ve Ademi-merkezileşme Bakanı
3/ Pire Savcılığı Bürosu
4/ Medya
http://anarxiko-resalto.blogspot.com/2009/12/blog-post_07.html
SON BİLGİ: HEPSİ SERBEST BIRAKILDI!
Belediye Binası'nda gözaltına alınan 41 kişi dün öğleden sonra serbest
bırakıldı.
Resalto'da gözaltına alınan 22 kişi bugün 6.30 am'de serbest
bırakıldı. Pire mahkemesinin önünde bekleyen dayanışmalarını gösteren
insanlar ve aileleri tarafından karşılandılar. Dördü koşulsuz serbest
bırakıldı, birisinin 15000 euro, ikisinin kişi başı 5000 euro,
altısının kişi başı 3000 euro kefalet ödemesi gerekiyor, geriye
kalanlar ise başka kısıtlamalarla bırakıldılar (ülkeden çıkış yasağı,
birkaç günde bir karakola uğrama).
#151 | Devlet ve para-devlet birlikte çalışıyor...
8 Aralık 2009, Salı
Bu videoda polis ve yanlarındaki yüzü kapalı kişilerin, göstericilere
küfrettiğini ve gösteriyi engellemeye çalıştıklarını görüyoruz:
http://www.youtube.com/watch?v=AsOBtTNJ-aA
Yurttaşı koruma bakanı bunlar kim? Bunlar da yurttaşın koruyucuları mı?
Bakan, gösteriler sırasında polisin göstericilerin hiçbirine çizik
bile atmadığını söylüyordu!
#150 | Güncelleme (07 Aralık)
8 Aralık 2009, Salı
Her yerde ne olduğuna ilişkin derli toplu bir güncelleme yazmak
neredeyse imkansız. Pazartesi gün neredeyse tüm kentler ve
mahallelerde, özellikle de öğrencilerin düzenlediği gösteriler
gerçekleştirildi. Atina IMC kullanıcılarının bilgi sahibi olduğu bazı
kentler yalnızca şunlar: Kozani'de gözaltına alınanlarla dayanışma ve
geçen günlerdeki devlet terörizmini kınamaamacıyla belediye binasının
işgali. Midilli/Lesbos (Midilli), Lefkada, Paros, Larissa, Veria,
Rodos, Hanya (Girit), Kalamata, Katerini, Zakynthos, Tripoles, Samos,
Volos, Herakleion (Girit)'te gösteriler gerçekleşti. Bu kentlerden
bazlarından gözaltı haberleri geldi. Radyo istasyonlarının birkaç
dakikalığına işgal edilmesi benzeri başka eylemler de oldu.
Atina'da, gösteriden ve inanılmaz baskılardan sonra işgal edilen
Politeknik'te bir meclis gerçekleştirildi. Çevredeki her yerde polis
olduğundan, gözaltıları engellemek amacıyla insanlar oradan gösteri
yaparak ayrıldılar. Politeknik işgali sona erdi.
Selanik'te üniversitedeki meclis toplantısından sonra, gün boyunca
gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle, gözaltındakilerle
dayanışma gösterisi gerçekleştirildi. Sonrasında, [göstericiler]
Egnatia Caddesi'ni (kentin iki ana caddesinden birisi) 6.45 ile 10.15
arasında kapattılar. 7 Aralık'ta gözaltına alınan tüm yoldaşların
serbest bırakıldığı haberi geldikten sonra oradan ayrıldılar.
8 Aralık Salı günü Atina'daki (19.00) prolilaia meydanında ve
Selanik'te kamara'da (18.00) dayanışma gösterileri planlanıyor. Ayrıca
meclis veya işgal edilen bazı binalarda eylem çağrıları da yapılıyor.
Haber ve fotoğraf-videolar: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
binalarını polisler halen çevrelemiş durumda; Hukuk okulu radyo
istasyonunu kapatma çabaları; Resalto gözaltılarının kefalet ücreti on
binlerce euroyu buluyor
9 Aralık 2009, Çarşamba
Atina için çağrısı yapılan baskılara-karşı gösteri birkaç saat önce
sona erdi. Aşırı sol grupların (EEK, Sosyal ve Siyasal Haklar Ağı ve
diğerleri - diğerlerini unuttuysam üzgünüm, lütfen ekleyin!) çağrısını
yaptıkları gösteriye çok sayıda anarşist de katıldı. Polisler, ardı
ardına ikinci gece de, Panepistimiou Caddesi'nde bulunan Atina
Üniversitesi binalarının bulunduğu bahçenin önünde kışkırtıcı biçimde
bekleyerek, göstericilerin akademik dokunulmazlık bölgesine girmesini
engellediler. Bu, Atina Üniversitesi Rektörü'ne yönelik uydurma
"öldürücü" saldırıdan sonra oldu: Önceden söylediğimiz gibi, Occupied
London'dan iki katılımcı rektörün kafasını tutarak bölgeden
uzaklaştığına tanık olmuştu - ancak geçirdiği söylenen "kalp krizi"
bir kenara, hiç kanaması bile yoktu. İşte bu "ölümcül" saldırı,
akademik dokunulmazlığa yönelik bütüncül bir saldırı için kusursuz bir
gerekçe sağlamak amacıyla kullanılıyor: Diğer üniversite rektörleri
dokunulmazlığı gözden geçirme konusundaki istekliliklerini açıkça
ifade etttiler; Hukuk Okulu idaresi şimdiden kampüs içinde yerleşmiş
bulunan öğrenci radyosunun zorla boşaltılmasına karar verdi ve
fakültelerinin "akademik-olmayan" amaçlarla kullanılmasını yasakladı.
Bu arada, serbest bırakılan Resalto'dan yoldaşların kefalet ücreti on
binlerce euroya (18-20.000) ulaşıyor ve destek amacıyla acilen para
toplanması gerekiyor. Daha fazla bilgi birazdan burada yayımlanacak.
#152 | Açık özörgütlenmiş mekan "Resalto"ya dair
Polisin anarşist mekan Resalto'ya baskın düzenleyip, ardından belediye
binasını da basarak Resalto'da 22, Belediye Binası'nda ise 41 kişiyi
gözaltına aldığı Keratsini bir belediye. Şu ana kadar, bazıları
serbest bırakıldı ve diğer bazıların polisin elinde kaldı. Keratsini
Belediye Meclisi aşağıdaki kararı yayımladı (çeviri gayrı-resmidir):
Karar No 284
Kentimizde gerçekleşen üzücü olaylardan sonra, Keratsini Belediye
Meclisi oy çokluğuyla (Bay Dimitrios Moyrikis ile Bayan Sophia
Thomarei'nin kendi önergelerinin kabul edilmesine ilişkin görüşüyle
birlikte) şu kararı almıştır:
1/ Kentimizdeki siyasal etkinlik ve eylemlere yönelik devlet baskısına
müsaade etmeyeceğimizi ilan ediyoruz.
2/ Keratsini'nin siyasi mekanı RESALTO'ya ve Belediye Binası'na
yönelik polis saldırısını kınıyoruz.
3/ Siyasal hareket RESALTO, kentimizdeki kendi işlevlerini ve
faaliyetlerini siyasi, sanatsal, kültürel ve diğer alanlarda
gerçekleştirmektedir.
4/ Kentimizde gözaltına alınan, gözaltındaki 64 yurttaşın serbest
bırakılmasını talep ediyoruz.
5/ Belediye Binası'nda herhangi bir saldırı veya yıkım olmadığını ilan ediyoruz.
6/ Gözaltına alınan 42 kişinin Belediye binasına girme hareketi, bize
göre açıkça siyasal bir eylemdir ve bunu onaylıyoruz.
7/ Gerçekleri bilinçli olarak veya yanlış bilgilere dayanarak saptıran
ve uyduran kitle medyasını kınıyoruz.
8/ Belediye Yönetimi, gerçekleri açıklamak amacıyla bir basın
konferansı düzenlemelidir, çünkü kentimizdeki siyasal eylemlerin meşru
olduğunu düşünüyoruz.
BAŞKAN
LEONTIADIS PANAGIOTIS
BİLGİ İÇİN
1/ Yurttaş Koruma Bakanı
2/ İçişleri ve Ademi-merkezileşme Bakanı
3/ Pire Savcılığı Bürosu
4/ Medya
http://anarxiko-resalto.blogspot.com/2009/12/blog-post_07.html
SON BİLGİ: HEPSİ SERBEST BIRAKILDI!
Belediye Binası'nda gözaltına alınan 41 kişi dün öğleden sonra serbest
bırakıldı.
Resalto'da gözaltına alınan 22 kişi bugün 6.30 am'de serbest
bırakıldı. Pire mahkemesinin önünde bekleyen dayanışmalarını gösteren
insanlar ve aileleri tarafından karşılandılar. Dördü koşulsuz serbest
bırakıldı, birisinin 15000 euro, ikisinin kişi başı 5000 euro,
altısının kişi başı 3000 euro kefalet ödemesi gerekiyor, geriye
kalanlar ise başka kısıtlamalarla bırakıldılar (ülkeden çıkış yasağı,
birkaç günde bir karakola uğrama).
#151 | Devlet ve para-devlet birlikte çalışıyor...
8 Aralık 2009, Salı
Bu videoda polis ve yanlarındaki yüzü kapalı kişilerin, göstericilere
küfrettiğini ve gösteriyi engellemeye çalıştıklarını görüyoruz:
http://www.youtube.com/watch?v=AsOBtTNJ-aA
Yurttaşı koruma bakanı bunlar kim? Bunlar da yurttaşın koruyucuları mı?
Bakan, gösteriler sırasında polisin göstericilerin hiçbirine çizik
bile atmadığını söylüyordu!
#150 | Güncelleme (07 Aralık)
8 Aralık 2009, Salı
Her yerde ne olduğuna ilişkin derli toplu bir güncelleme yazmak
neredeyse imkansız. Pazartesi gün neredeyse tüm kentler ve
mahallelerde, özellikle de öğrencilerin düzenlediği gösteriler
gerçekleştirildi. Atina IMC kullanıcılarının bilgi sahibi olduğu bazı
kentler yalnızca şunlar: Kozani'de gözaltına alınanlarla dayanışma ve
geçen günlerdeki devlet terörizmini kınamaamacıyla belediye binasının
işgali. Midilli/Lesbos (Midilli), Lefkada, Paros, Larissa, Veria,
Rodos, Hanya (Girit), Kalamata, Katerini, Zakynthos, Tripoles, Samos,
Volos, Herakleion (Girit)'te gösteriler gerçekleşti. Bu kentlerden
bazlarından gözaltı haberleri geldi. Radyo istasyonlarının birkaç
dakikalığına işgal edilmesi benzeri başka eylemler de oldu.
Atina'da, gösteriden ve inanılmaz baskılardan sonra işgal edilen
Politeknik'te bir meclis gerçekleştirildi. Çevredeki her yerde polis
olduğundan, gözaltıları engellemek amacıyla insanlar oradan gösteri
yaparak ayrıldılar. Politeknik işgali sona erdi.
Selanik'te üniversitedeki meclis toplantısından sonra, gün boyunca
gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle, gözaltındakilerle
dayanışma gösterisi gerçekleştirildi. Sonrasında, [göstericiler]
Egnatia Caddesi'ni (kentin iki ana caddesinden birisi) 6.45 ile 10.15
arasında kapattılar. 7 Aralık'ta gözaltına alınan tüm yoldaşların
serbest bırakıldığı haberi geldikten sonra oradan ayrıldılar.
8 Aralık Salı günü Atina'daki (19.00) prolilaia meydanında ve
Selanik'te kamara'da (18.00) dayanışma gösterileri planlanıyor. Ayrıca
meclis veya işgal edilen bazı binalarda eylem çağrıları da yapılıyor.
Haber ve fotoğraf-videolar: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
Yunanistan: 7 Aralık- Toplamda en az 823 kişi gözaltına alındı!
#149 | Öğrenci gösterisi sona erdi; şu anda Politeknik çevresinde
çatışmalar var.
7 Aralık 2009, Pazartesi
17.55 GMT+2 Selanik'teki Aristotle Üniversitesi'nin yönetim binası,
akademik dokunulmazlığın üç gün ard arda ihlal edilmesini protesto
etmek amacıyla az önce öğrenciler tarafından işgal edildi.
Cumartesi'den Pazartesi'ye kadar ülke çapında en az 823 kişi gözaltına
alındı; bunlardan, 159'u resmi olarak gözaltına alındı ve suçlamaya
maruz kaldı. Bunlar sadece doğrulanabilen rakamlar; gerçek sayı daha
da fazla olabilir.
Atina'daki öğrenci gösterisi birkaç saat önce sona erdi. Polis varlığı
yine çok yoğundu; bugün en az 19 kişi gözaltına alındı ve 35 kişi de
hemen hiç çatışma olmayan bir protesto esnasında alındı. Gösteri
Politeknik'e ulaşan birkaç kişiyle sona erdi, yarım saat kadar önce
polisle çatışmalar vardı. Yirmi dakika önce Exarcheia meydanından
ayrıldık ve orada da pek çok kişi vardı.
Bir lise öğrencisinin polisler tarafından ağır biçimde yaralandığını
biliyoruz, kitle medyası bunu doğruluyor, ancak şu ana kadar daha
fazla ayrıntı yok.
Daha fazla bilgi gelince güncel olarak postalamaya devam edeceğiz.
#148 | Polis vahşeti (fotoğraflar) / selanik'ten güncelleme
7 Aralık 2009, Pazar
Atina ve diğer kentlerden güncel haberler birazdan gelecek, çünkü şu
an herkes sokaklarda. İkinci günde de çoğu kentte gösteriler
gerçekleşti. Polis çok sayıda gözaltı veya alıkoyma ve şiddet
gerçekleştirdi. Tahakküm emsalsizdi.
Selanik'te bugün dünkünden bile daha büyük bir gösteri yapıldı.
8000-10000 kişi arasında olduğuna inanıyorum. Çok sayıda lise
öğrencisi vardı, aynı zamanda işçiler ve öğrenciler de. Gösteri önce
kimyasal gazlarla saldırıya uğradı, ancak dağılmadı ve ardından tşlar
atılarak polisin göstericilere erişmesine izin verilmedi. Gösteriden
sonra Politeknik Üniversitesi'nde bir öğrenci meclisi planlanmıştı.
Özel polis güçleri, son üç gün içerisinde hiçbir sebep göstermeksizin
üniversiteye girdi, insanları dövdü, binanın içine kimyasal gazlar
attı ve bazılarını gözaltına aldı veya alıkoydu. Niyetleri % 100
öldürmek yada birilerini ağır biçimde yaralamaktı. Öğrenciler
üniversitenin merkez binasını işgal ettiler ve orada (yalnızca
öğrencilerin değil, son olaylardan sonra herkesin katılacağı) bir
meclis toplanacak. Sabah erken saatlerde pek çok mahallede öğrenci
gösterileri gerçekleşti.
Devlet açık biçimde halkı terörize etmeye çalışıyor, ancak şu ana
kadar başarabildikleri tek şey herkesi kızdırmak ve daha fazla insanın
sokağa çıkmasını sağlamak oldu. Çok sayıda insan da sokağa çıkmaya
korkuyor, ancak katillerin kovaladığı kişilere evlerini açıp
saklayarak göstericilere destek veriyorlar.
Sokaklar kazanacak, aksi halde terör kazanacak...
Fotoğraflar Atina'dan (yüzlercesi arasından yalnızca iki tanesi)
#147 | Bu akşam Atina'dan fotoğraflar / videolar
7 Aralık 2009, Pazartesi
"Delta force" polislerin motosikletlerini bilerek göstericilerin
üzerine sürdükleri 3′07” ile 5′32” dakikaları arasına bakın.
Aşağıdaki fotoğraf Selanik'ten, diğer hepsi Atina'dan.
İngilizce haber-fotoğraf ve videolar için:
http://www.occupiedlondon.org/blog/
Çeviri: Ainfos Türkçe
________________________________________
çatışmalar var.
7 Aralık 2009, Pazartesi
17.55 GMT+2 Selanik'teki Aristotle Üniversitesi'nin yönetim binası,
akademik dokunulmazlığın üç gün ard arda ihlal edilmesini protesto
etmek amacıyla az önce öğrenciler tarafından işgal edildi.
Cumartesi'den Pazartesi'ye kadar ülke çapında en az 823 kişi gözaltına
alındı; bunlardan, 159'u resmi olarak gözaltına alındı ve suçlamaya
maruz kaldı. Bunlar sadece doğrulanabilen rakamlar; gerçek sayı daha
da fazla olabilir.
Atina'daki öğrenci gösterisi birkaç saat önce sona erdi. Polis varlığı
yine çok yoğundu; bugün en az 19 kişi gözaltına alındı ve 35 kişi de
hemen hiç çatışma olmayan bir protesto esnasında alındı. Gösteri
Politeknik'e ulaşan birkaç kişiyle sona erdi, yarım saat kadar önce
polisle çatışmalar vardı. Yirmi dakika önce Exarcheia meydanından
ayrıldık ve orada da pek çok kişi vardı.
Bir lise öğrencisinin polisler tarafından ağır biçimde yaralandığını
biliyoruz, kitle medyası bunu doğruluyor, ancak şu ana kadar daha
fazla ayrıntı yok.
Daha fazla bilgi gelince güncel olarak postalamaya devam edeceğiz.
#148 | Polis vahşeti (fotoğraflar) / selanik'ten güncelleme
7 Aralık 2009, Pazar
Atina ve diğer kentlerden güncel haberler birazdan gelecek, çünkü şu
an herkes sokaklarda. İkinci günde de çoğu kentte gösteriler
gerçekleşti. Polis çok sayıda gözaltı veya alıkoyma ve şiddet
gerçekleştirdi. Tahakküm emsalsizdi.
Selanik'te bugün dünkünden bile daha büyük bir gösteri yapıldı.
8000-10000 kişi arasında olduğuna inanıyorum. Çok sayıda lise
öğrencisi vardı, aynı zamanda işçiler ve öğrenciler de. Gösteri önce
kimyasal gazlarla saldırıya uğradı, ancak dağılmadı ve ardından tşlar
atılarak polisin göstericilere erişmesine izin verilmedi. Gösteriden
sonra Politeknik Üniversitesi'nde bir öğrenci meclisi planlanmıştı.
Özel polis güçleri, son üç gün içerisinde hiçbir sebep göstermeksizin
üniversiteye girdi, insanları dövdü, binanın içine kimyasal gazlar
attı ve bazılarını gözaltına aldı veya alıkoydu. Niyetleri % 100
öldürmek yada birilerini ağır biçimde yaralamaktı. Öğrenciler
üniversitenin merkez binasını işgal ettiler ve orada (yalnızca
öğrencilerin değil, son olaylardan sonra herkesin katılacağı) bir
meclis toplanacak. Sabah erken saatlerde pek çok mahallede öğrenci
gösterileri gerçekleşti.
Devlet açık biçimde halkı terörize etmeye çalışıyor, ancak şu ana
kadar başarabildikleri tek şey herkesi kızdırmak ve daha fazla insanın
sokağa çıkmasını sağlamak oldu. Çok sayıda insan da sokağa çıkmaya
korkuyor, ancak katillerin kovaladığı kişilere evlerini açıp
saklayarak göstericilere destek veriyorlar.
Sokaklar kazanacak, aksi halde terör kazanacak...
Fotoğraflar Atina'dan (yüzlercesi arasından yalnızca iki tanesi)
#147 | Bu akşam Atina'dan fotoğraflar / videolar
7 Aralık 2009, Pazartesi
"Delta force" polislerin motosikletlerini bilerek göstericilerin
üzerine sürdükleri 3′07” ile 5′32” dakikaları arasına bakın.
Aşağıdaki fotoğraf Selanik'ten, diğer hepsi Atina'dan.
İngilizce haber-fotoğraf ve videolar için:
http://www.occupiedlondon.org/blog/
Çeviri: Ainfos Türkçe
________________________________________
Yunanistan: 6 Aralık gösterileri
#146 | İşgal Edilen Atina Politeknik'ten Açıklama, 00.25 Aralık 7
7 Aralık 2009, Pazartesi
Bakanlar hiçbir şey söylemiyor, biz söyleyeceğiz.
Medya hiçbir bağlantı kurmuyor, biz kuracağız.
Keratsini'deki Anarşist Mekan "Resalto"ya askeri-türde bir baskın yapılması.
Mücadelenin tüm mekanları gibi, baskı uygulayanlara yönelik
düşmanlığını ve baskı altındakilerle dayanışmasını hiçbir zaman
gizlemeyen, açık ve kamusal olan bir müdahale ve karşı-bilgi mekanı.
...bakanın canını sıkan birşey.
Aynı akşam, yakındaki bir meydanda yoldaşlarla dayanışma amacıyla
toplanan herkesin, sonrasında Nikaia belediye binasında ve bir yıl
önce Alexis Grigoropoulos'un katledildiği noktada toplananların
gözaltına alınması.
...bakanın canını sıkan birşey.
Polis işgali altındaki Atina, 13.000 polis, üst aramaları, Politeknik
blokajı, 6 Aralık gösterisini baskı altına alma endişeleri.
...ama bakanın canı çok daha fazla sıkılacak.
Yürürlüğe koyduğu terörü yayma planı çökmeye mahkum.
Bugün Atina'ya böcek sürüsü gibi yayılan katil polislerin
meslektaşları korkuya değil öfkeye neden oldular.
Yoldaşların gözaltına alınması ve kendilerine yöneltilen ağır
suçlamalar zorluk değil, dayanışma getirdi.
Mekanlara, işgallere ve mücadele yerlerine yönelik saldırılar tecrit
değil, daha büyük oranda inada ve tetikte beklemeye neden oldu.
KATİLLERİN ELİNDE REHİNE KALMAMALI
AĞIR SUÇLARLA İTHAM EDİLEN RESALTO'DAN 22 YOLDAŞA ÖZGÜRLÜK VE ŞU AN
PİRE MAHKEME SALONUNDA MAHKEMELERİ SÜRMEKTE OLAN 43 YOLDAŞLA DAYANIŞMA
POLİS GÜCÜNÜN UYDURMA GÖSTERİSİYLE EXARCHEIA'DA GÖZALTINA ALINAN 12
KİŞİYE ÖZGÜRLÜK
TOTALİTER TAHAKKÜME YÖNELİK PLANLARINA KARŞI DİRENİN
KATLİAMLARA, DAYAKLARA, GÖZALTILARA, MEDYA YALANLARINA KİTLESEL TEPKİ
TOPLUMSAL KONSENSÜS PAZARLIĞINI KAYBEDECEKLER
HERKES SOKAKLARA.
İşgal Edilmiş Atina Politeknik'ten Yoldaşlar
#145 | Binlerce kişi Yunan kentlerinin sokaklarını doldurdu: Yıkılsın
bu terör devleti…
7 Aralık 2009, Pazartesi
Atina'dan raporlar için bu postaya bakın.
Selanik'te polisler bir kez daha akademik dokunulmazlığı çiğnediler ve
üç kişiyi daha gözaltına aldılar. Yalnızca bugün 100'den fazla kişi
gözaltına alındı.
Patras'ta 2-2.500 kişi sokaklara çıktı. Agiou Andreou Caddesi'ndeki
banka dağıtıldı. Gösteriden saatler önce, hepsi polisler tarafından
bilinen 50-55 kişi, "önleyici tedbir" olarak gözaltına alındı.
Kendilerine karşı hiçbir kanıt yok ve bu gece geç saatlerde yavaşça
serbest bırakıldılar.
Kuzey'deki Giannena kentinde, 1.500 kişi kentin sokaklarını doldurdu;
merkezdeki tüm bankalar da dağıtıldı. Erken saatlerde polisler yerel
bir sosyal merkezi bastılar. Toplamda 40 kişi gözaltına alındı; hepsi
şu an itibariyle serbest bırakıldı. Bis isyan polisinin ağır
yaralandığı bildiriliyor.
Girit'teki Heraklion'da, 1.000'den fazla kişi sokağa çıktı – burada da
6 önleyici tedbir gözaltısı vardı.
#144 | İşgal Edilmiş Atina'dan Canlı: Dün geceki olayların zamançizelgesi
6 Aralık 2009, Pazar
[Sürekli Güncellemeler]
■23.36 GMT+2 Atina Üniversitesi'nin "yaralanan" rektörü ile ilgili
soru soran insanlara: Bu yalnızca anaakım medyadan gelen bir haber ve
bu yaralanma, polislerin üzerinde düşündüğü birşey olduğu anlaşılan,
Atina Üniversitesi'ne baskın yapılmasının bahanesi olarak
kullanılabileceğinden bu tür haberler konusunda çok şüpheli olmalıyız.
Rektör, hemen üniversitenin dışında Occupied London blogu için haber
geçen iki kişinin yanından yürüyerek geçti. Her ikisi de "yaralı"
olmaktan çok kızgın göründüğünü doğruluyor. Anaakım medya, bu esnada
[rektörün] yoğun bakımda olduğunu bildiriyor!
■22:18 GMT+2 Exarchia Meydanı'nda 1000 kadar kişi toplandı. 177
kişinin tutulduğu Atina Emniyet müdürlüğü önünde protesto.
■21. 50 GMT+2 Alexis'in öldürüldüğü yerden Exarchia Meydanı'na doğru
1000 kişi yürüyor.
■21.00 GMT+2 Alexis'in polislerce öldürüldüğü yerde 1000 kadar kişi toplandı.
■20.25 GMT +2 Anarşist mekan Resalto'da dün gözaltına alınan 21
kişinin tamamının terörizm-karşıtı yasa kapsamında suçlandığı
doğrulandı! Keratsini Belediye Binası'nın tahliyesi sırasında
gözaltına alınan 41 kişi şu an soruşturmayı yürüten savcının karşısına
çıkarılıyor - Pazar gecesi saat 9pm'de! Anlaşılan o ki, demokrasi
fazla mesai yapıyor.
■19.31 GMT+2 Bugünkü gösteri sırasında en az üç kişinin üzerinden
bilinçli olarak polis motosikletiyle geçildi. Bir kadının durumu
kritik. Bu youtube videosuna bakın; özellikle de iki yaralanmayı
gösteren 3:07 ile 5.32 dakikaları arasına.
■19.21 GMT+2 Atina Üniversitesi Propylea binasının polis baskınına
uğrayacağı konusunda güçlü söylentiler var. Şu an Panepistimiou
bulvarındaki binayı işgal eden kişilerle, etrafı kuşatmış olan
polislerle ufak çaplı çatışmalar yaşanıyor.
■19.10 GMT+2 Sadece bugün, Atina'da en az 134 ve Selanik'te ise 88
gözaltı var. Yunan sokaklarındaki tüm uluslararasılar ["yabancılar"],
bu gece lütfen özel olarak dikkat edin, polis olabildiğince
uluslararası ["yabancı"] gözaltına alarak, bu gece ülkeyi binlerce
yabancı anarşistin işgal ettiğine ilişkin komplo teorisini ispatlamaya
çalışabilir.
■18.42 GMT+2 Bu gece Atina'da olanlarınız için: Politeknik'e ulaşmak
şu ara olanaksız (18:42 GMT+2), isyan polisi birimleri etrafındaki her
yeri kuşattı ve kimsenin girmesine izin vermiyorlar. Hukuk Okulu'na
ulaşma yolu olup olmadığını pek bilmiyoruz, araştırıp oraya gitmeye
çalışıyoruz. Alexis'in katledildiği, Messologiou ile Tzavela
caddelerinin kesiştiği köşede saat 9pm'de toplanma çağrısı var.
■18.31 GMT+2 İsyan polisleri Atina Hukuk Okulu'nda akademik
dokunulmazlığı çiğnedi. Üniversite kapılarının dışında, akademik
dokunulmazlığın koruması altında da olan bir yerde insanları kovalayıp
gözaltına aldılar. Birkaç dakikalığına üniversite kapılarından içeri
bile girdiler. Orada gözaltına alınan insanlarımız var, henüz kaç kişi
olduklarını bilmiyoruz..
■18.25 GMT+2 Atina IMC çöktü; serverın saldırı altına olduğunu ve/veya
bloke edildiğini düşünüyoruz.
■17:20 GMT+2 Exarcheia'da, isyan polisi meydana doğru yayıldı. 100
kadarımız Tsamadou caddesindeki Göçmenler Lokali binasına sığınmaya
çalıştı. Üniformalı domuzlar binanın dışında beklediler, pencere ve
kapılardan göz-yaşartıcı gaz attılar. Kapalı mekana göz-yaşartıcı gaz
atmak, kuşkusuz cinayet potansiyeli olan bir saldırıdır.
■14.00 GMT+2 Bugünkü gösteride 15.000 civarında kişiye karşılık,
sokaklarda 10.000 kadar polis vardı. Gösteri başladıktan yalnızca
birkaç dakika sonra saldırıya uğradı: Occupied London'dan iki görgü
tanığı, tam olarak Panepistimiou Bulvarı ile Ippokratous Caddesi'nin
kesiştiği köşede en az on kişinin sebepsiz yere gözaltına alındığı
gördü.
"Devlet ve Sermaye günlük yaşamı katlediyor; yalnızca mermilerle
değil. Biz davalarımız için yaşıyoruz, fırsatları beklemiyoruz. Herkes
sokaklara: Onur, özgürlük, Anarşi için. Çokbiçimli eylem için açık
anarşist meclis."
#143 | Yüzmeyi öğrenmenin tek yolu suya atlamaktır… (Selanik'teki
işgal edilen Tiyatro okulunun açıklaması)
6 Aralık 2009, Pazar
Yüzmeyi öğrenmenin tek yolu suya atlamaktır...
Eğer geçen Aralık'tan geriye kalan birşey varsa bu, sessizliğin
sonudur. Toplumsal patlama yalnızca Yunanistan sokaklarında değildi,
dialog ihtiyacıyla birlikte gündeme gelmişti. Bize yıllarca anlatılan
"demokrasi"nin hiç çıkmaz sokağının olmadığı söylencesinin, iktidarın
ucuz bir yalanından ibaret olduğu gerçeği vahşice kanıtlanmış oldu.
Çok sayıda çıkmaz sokak var. Bunların birçoğu toplumumuzun
hastalığında, gündelik sorunlarımızla somutlaşıyor.
Peki toplum olarak biz ne yapabiliriz= Onlara ve yalanlarına güvenmeye
devam mı etmeliyiz?
Yaşamlarımızı yok eden ve tek işlevi esasen kendisi tarafından
yaratılan bu yozlaşmayı yeniden üretip idare etmek olan bu sistemden
bir çıkış yolu var. Çıkış yolu her birimiz tarafından ayrı ayrı ve
herkesle birlikte bulunabilir. Aralık 2008 isyanından çıkan mesajı
dinlemeye devam ettiğimiz sürece.
Hangi mesaj?
Kara gerçeklikten kurtuluşu başlatmanın yegane yolu, kendimizi
ilgilendiren meseleler konusunda kendimizin karar vermeye
başlamasıdır. "Her dört yılda bir oy verin ve sizin için en iyisini
yapacağım" mantığının bu çürümüş rejimi yeniden üreten mantık olduğunu
anlamamız gerekiyor.
Hepimizin kendi yaşamlarımız ve içinde yaşadığımız toplumlarımız için,
birer sorumluluk payımız var.
Bu sorumlulukların farkında olduğumuz ve bizleri iktidara bağlayan
göbek bağına son bıçak darbesini indiren adımlar attığımız sürece,
etrafımızdaki manzarayı kararlı hareketlerle değiştirmeye
başlayabiliriz... doğru zamanda, parlamenter-temsili demokrasi gibi
yıkıcı kurumlardan kurtulma ve herkesin eşit katılımına dayanan
yenilerini yaratma hedefiyle.
Geçen Aralık'tan beri bu yollar açıldı. Korkusuzca yürümeyi
sürdürmemiz gereken yollar. Her mekanda, her mahallede, okullarda ve
üniversitelerde, çalışma alanlarında, göçmenlere yönelik
politikalarımızda, çevreye ilişkin görüşlerimizde... yaşamlarımızı
ilgilendiren herşeyde.
Yaşamlarımıza kendimiz karar vermek istiyoruz, hatalar yapsak bile.
O zaman bu hatalar da bize ait olur. Öğreneceğiz, ileriye gideceğiz,
bir toplum olarak gerçekten kendi ayaklamızın üzerinde duracağız...
SİYASAL PARTİLERİN VE HİYERARŞİLERİN ÇOK UZAĞINDA
YÜZ YÜZE
DOĞRUDAN DEMOKRASİYLE
DOĞRUDAN EYLEMLERLE
YÜRÜYÜN
6 ARALIK 2009 PAZAR günü
12.30 Kamara'da (Selanik)
#142 | Selanik'ten Rapor (5 Aralık)
6 Aralık 2009, Pazar
işyerinde, okulda, cezaevlerinde, sınırlarda, sokaklarda... devletin
ve patronların şiddeti her yerde. İsyanlar? Sizler? HERKES SOKAKLARA
Sabah, yoldaşlar Selanik'in kuzeyinde “Olympion” sineması binasını
işgal ettiler. Burası kentin belli başlı noktalarından (Aristotle
meydanı) birisi ve bir direniş ve insanlarla buluşma mekanına
dönüştürmek için ele geçirildi. Bir açıklama yayımlandı ve insanlara
dağıtıldı. "Herkesin sokaklara çıkması" çağrısı yapıyor.
Öğleden sonra bazı videolar gösterildi: “The Wobblies”, Nikea
olaylarıyla, geçen Aralık'taki isyanla, anarşist tutsak Ilias
Nikolaou'nun davasıyla ilgili videolar ve ardından açık bir
toplantı/meclis gerçekleştirildi.
Atina'daki durum açıklık kazanırken, kentteki diğer işgalden (Tiyatro
Okulu İşgali) yoldaşlarla eşgüdüm halinde kendiliğinden bir gösteri
kararı alındı. Emniyet müdürlüğünün önünden geçen yürüyüş, bir sürü
isyan polisinin takibi altında kent merkezindeki sokaklara yöneldi.
Gecenin ilerleyen saatlerinde, Selanik'teki Aristotle Üniversitesi
yakınlarında isyan polisin varlığı fark edilmeye başlanırken gerilimin
arttığı bildirildi. Saatler sonra (4 am sıralarında) 100 isyan polisi
(akademik dokunulmazlık bölgesinden geçerek) farklı yönlerden alana
saldırdı ve 7 kişiyi gözaltına aldı. Görgü tanıkları ve üniversitede
konuşlanan korsan bir radyo istasyonu (http://www.1431am.org/), çok
sayıda üniversite öğrencilerin işgali altındayken, gözaltına
alınanların yalnızca üniversite kampüsü içinde oturmakta olduklarını
ilettiler. Polisler ikinci kez bu üniversiteye giriyorlar, ilki iki
yıl önce olmuştu.
HERKES SOKAKLARA, TERÖRÜ SONA ERDİRMEK İÇİN
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
7 Aralık 2009, Pazartesi
Bakanlar hiçbir şey söylemiyor, biz söyleyeceğiz.
Medya hiçbir bağlantı kurmuyor, biz kuracağız.
Keratsini'deki Anarşist Mekan "Resalto"ya askeri-türde bir baskın yapılması.
Mücadelenin tüm mekanları gibi, baskı uygulayanlara yönelik
düşmanlığını ve baskı altındakilerle dayanışmasını hiçbir zaman
gizlemeyen, açık ve kamusal olan bir müdahale ve karşı-bilgi mekanı.
...bakanın canını sıkan birşey.
Aynı akşam, yakındaki bir meydanda yoldaşlarla dayanışma amacıyla
toplanan herkesin, sonrasında Nikaia belediye binasında ve bir yıl
önce Alexis Grigoropoulos'un katledildiği noktada toplananların
gözaltına alınması.
...bakanın canını sıkan birşey.
Polis işgali altındaki Atina, 13.000 polis, üst aramaları, Politeknik
blokajı, 6 Aralık gösterisini baskı altına alma endişeleri.
...ama bakanın canı çok daha fazla sıkılacak.
Yürürlüğe koyduğu terörü yayma planı çökmeye mahkum.
Bugün Atina'ya böcek sürüsü gibi yayılan katil polislerin
meslektaşları korkuya değil öfkeye neden oldular.
Yoldaşların gözaltına alınması ve kendilerine yöneltilen ağır
suçlamalar zorluk değil, dayanışma getirdi.
Mekanlara, işgallere ve mücadele yerlerine yönelik saldırılar tecrit
değil, daha büyük oranda inada ve tetikte beklemeye neden oldu.
KATİLLERİN ELİNDE REHİNE KALMAMALI
AĞIR SUÇLARLA İTHAM EDİLEN RESALTO'DAN 22 YOLDAŞA ÖZGÜRLÜK VE ŞU AN
PİRE MAHKEME SALONUNDA MAHKEMELERİ SÜRMEKTE OLAN 43 YOLDAŞLA DAYANIŞMA
POLİS GÜCÜNÜN UYDURMA GÖSTERİSİYLE EXARCHEIA'DA GÖZALTINA ALINAN 12
KİŞİYE ÖZGÜRLÜK
TOTALİTER TAHAKKÜME YÖNELİK PLANLARINA KARŞI DİRENİN
KATLİAMLARA, DAYAKLARA, GÖZALTILARA, MEDYA YALANLARINA KİTLESEL TEPKİ
TOPLUMSAL KONSENSÜS PAZARLIĞINI KAYBEDECEKLER
HERKES SOKAKLARA.
İşgal Edilmiş Atina Politeknik'ten Yoldaşlar
#145 | Binlerce kişi Yunan kentlerinin sokaklarını doldurdu: Yıkılsın
bu terör devleti…
7 Aralık 2009, Pazartesi
Atina'dan raporlar için bu postaya bakın.
Selanik'te polisler bir kez daha akademik dokunulmazlığı çiğnediler ve
üç kişiyi daha gözaltına aldılar. Yalnızca bugün 100'den fazla kişi
gözaltına alındı.
Patras'ta 2-2.500 kişi sokaklara çıktı. Agiou Andreou Caddesi'ndeki
banka dağıtıldı. Gösteriden saatler önce, hepsi polisler tarafından
bilinen 50-55 kişi, "önleyici tedbir" olarak gözaltına alındı.
Kendilerine karşı hiçbir kanıt yok ve bu gece geç saatlerde yavaşça
serbest bırakıldılar.
Kuzey'deki Giannena kentinde, 1.500 kişi kentin sokaklarını doldurdu;
merkezdeki tüm bankalar da dağıtıldı. Erken saatlerde polisler yerel
bir sosyal merkezi bastılar. Toplamda 40 kişi gözaltına alındı; hepsi
şu an itibariyle serbest bırakıldı. Bis isyan polisinin ağır
yaralandığı bildiriliyor.
Girit'teki Heraklion'da, 1.000'den fazla kişi sokağa çıktı – burada da
6 önleyici tedbir gözaltısı vardı.
#144 | İşgal Edilmiş Atina'dan Canlı: Dün geceki olayların zamançizelgesi
6 Aralık 2009, Pazar
[Sürekli Güncellemeler]
■23.36 GMT+2 Atina Üniversitesi'nin "yaralanan" rektörü ile ilgili
soru soran insanlara: Bu yalnızca anaakım medyadan gelen bir haber ve
bu yaralanma, polislerin üzerinde düşündüğü birşey olduğu anlaşılan,
Atina Üniversitesi'ne baskın yapılmasının bahanesi olarak
kullanılabileceğinden bu tür haberler konusunda çok şüpheli olmalıyız.
Rektör, hemen üniversitenin dışında Occupied London blogu için haber
geçen iki kişinin yanından yürüyerek geçti. Her ikisi de "yaralı"
olmaktan çok kızgın göründüğünü doğruluyor. Anaakım medya, bu esnada
[rektörün] yoğun bakımda olduğunu bildiriyor!
■22:18 GMT+2 Exarchia Meydanı'nda 1000 kadar kişi toplandı. 177
kişinin tutulduğu Atina Emniyet müdürlüğü önünde protesto.
■21. 50 GMT+2 Alexis'in öldürüldüğü yerden Exarchia Meydanı'na doğru
1000 kişi yürüyor.
■21.00 GMT+2 Alexis'in polislerce öldürüldüğü yerde 1000 kadar kişi toplandı.
■20.25 GMT +2 Anarşist mekan Resalto'da dün gözaltına alınan 21
kişinin tamamının terörizm-karşıtı yasa kapsamında suçlandığı
doğrulandı! Keratsini Belediye Binası'nın tahliyesi sırasında
gözaltına alınan 41 kişi şu an soruşturmayı yürüten savcının karşısına
çıkarılıyor - Pazar gecesi saat 9pm'de! Anlaşılan o ki, demokrasi
fazla mesai yapıyor.
■19.31 GMT+2 Bugünkü gösteri sırasında en az üç kişinin üzerinden
bilinçli olarak polis motosikletiyle geçildi. Bir kadının durumu
kritik. Bu youtube videosuna bakın; özellikle de iki yaralanmayı
gösteren 3:07 ile 5.32 dakikaları arasına.
■19.21 GMT+2 Atina Üniversitesi Propylea binasının polis baskınına
uğrayacağı konusunda güçlü söylentiler var. Şu an Panepistimiou
bulvarındaki binayı işgal eden kişilerle, etrafı kuşatmış olan
polislerle ufak çaplı çatışmalar yaşanıyor.
■19.10 GMT+2 Sadece bugün, Atina'da en az 134 ve Selanik'te ise 88
gözaltı var. Yunan sokaklarındaki tüm uluslararasılar ["yabancılar"],
bu gece lütfen özel olarak dikkat edin, polis olabildiğince
uluslararası ["yabancı"] gözaltına alarak, bu gece ülkeyi binlerce
yabancı anarşistin işgal ettiğine ilişkin komplo teorisini ispatlamaya
çalışabilir.
■18.42 GMT+2 Bu gece Atina'da olanlarınız için: Politeknik'e ulaşmak
şu ara olanaksız (18:42 GMT+2), isyan polisi birimleri etrafındaki her
yeri kuşattı ve kimsenin girmesine izin vermiyorlar. Hukuk Okulu'na
ulaşma yolu olup olmadığını pek bilmiyoruz, araştırıp oraya gitmeye
çalışıyoruz. Alexis'in katledildiği, Messologiou ile Tzavela
caddelerinin kesiştiği köşede saat 9pm'de toplanma çağrısı var.
■18.31 GMT+2 İsyan polisleri Atina Hukuk Okulu'nda akademik
dokunulmazlığı çiğnedi. Üniversite kapılarının dışında, akademik
dokunulmazlığın koruması altında da olan bir yerde insanları kovalayıp
gözaltına aldılar. Birkaç dakikalığına üniversite kapılarından içeri
bile girdiler. Orada gözaltına alınan insanlarımız var, henüz kaç kişi
olduklarını bilmiyoruz..
■18.25 GMT+2 Atina IMC çöktü; serverın saldırı altına olduğunu ve/veya
bloke edildiğini düşünüyoruz.
■17:20 GMT+2 Exarcheia'da, isyan polisi meydana doğru yayıldı. 100
kadarımız Tsamadou caddesindeki Göçmenler Lokali binasına sığınmaya
çalıştı. Üniformalı domuzlar binanın dışında beklediler, pencere ve
kapılardan göz-yaşartıcı gaz attılar. Kapalı mekana göz-yaşartıcı gaz
atmak, kuşkusuz cinayet potansiyeli olan bir saldırıdır.
■14.00 GMT+2 Bugünkü gösteride 15.000 civarında kişiye karşılık,
sokaklarda 10.000 kadar polis vardı. Gösteri başladıktan yalnızca
birkaç dakika sonra saldırıya uğradı: Occupied London'dan iki görgü
tanığı, tam olarak Panepistimiou Bulvarı ile Ippokratous Caddesi'nin
kesiştiği köşede en az on kişinin sebepsiz yere gözaltına alındığı
gördü.
"Devlet ve Sermaye günlük yaşamı katlediyor; yalnızca mermilerle
değil. Biz davalarımız için yaşıyoruz, fırsatları beklemiyoruz. Herkes
sokaklara: Onur, özgürlük, Anarşi için. Çokbiçimli eylem için açık
anarşist meclis."
#143 | Yüzmeyi öğrenmenin tek yolu suya atlamaktır… (Selanik'teki
işgal edilen Tiyatro okulunun açıklaması)
6 Aralık 2009, Pazar
Yüzmeyi öğrenmenin tek yolu suya atlamaktır...
Eğer geçen Aralık'tan geriye kalan birşey varsa bu, sessizliğin
sonudur. Toplumsal patlama yalnızca Yunanistan sokaklarında değildi,
dialog ihtiyacıyla birlikte gündeme gelmişti. Bize yıllarca anlatılan
"demokrasi"nin hiç çıkmaz sokağının olmadığı söylencesinin, iktidarın
ucuz bir yalanından ibaret olduğu gerçeği vahşice kanıtlanmış oldu.
Çok sayıda çıkmaz sokak var. Bunların birçoğu toplumumuzun
hastalığında, gündelik sorunlarımızla somutlaşıyor.
Peki toplum olarak biz ne yapabiliriz= Onlara ve yalanlarına güvenmeye
devam mı etmeliyiz?
Yaşamlarımızı yok eden ve tek işlevi esasen kendisi tarafından
yaratılan bu yozlaşmayı yeniden üretip idare etmek olan bu sistemden
bir çıkış yolu var. Çıkış yolu her birimiz tarafından ayrı ayrı ve
herkesle birlikte bulunabilir. Aralık 2008 isyanından çıkan mesajı
dinlemeye devam ettiğimiz sürece.
Hangi mesaj?
Kara gerçeklikten kurtuluşu başlatmanın yegane yolu, kendimizi
ilgilendiren meseleler konusunda kendimizin karar vermeye
başlamasıdır. "Her dört yılda bir oy verin ve sizin için en iyisini
yapacağım" mantığının bu çürümüş rejimi yeniden üreten mantık olduğunu
anlamamız gerekiyor.
Hepimizin kendi yaşamlarımız ve içinde yaşadığımız toplumlarımız için,
birer sorumluluk payımız var.
Bu sorumlulukların farkında olduğumuz ve bizleri iktidara bağlayan
göbek bağına son bıçak darbesini indiren adımlar attığımız sürece,
etrafımızdaki manzarayı kararlı hareketlerle değiştirmeye
başlayabiliriz... doğru zamanda, parlamenter-temsili demokrasi gibi
yıkıcı kurumlardan kurtulma ve herkesin eşit katılımına dayanan
yenilerini yaratma hedefiyle.
Geçen Aralık'tan beri bu yollar açıldı. Korkusuzca yürümeyi
sürdürmemiz gereken yollar. Her mekanda, her mahallede, okullarda ve
üniversitelerde, çalışma alanlarında, göçmenlere yönelik
politikalarımızda, çevreye ilişkin görüşlerimizde... yaşamlarımızı
ilgilendiren herşeyde.
Yaşamlarımıza kendimiz karar vermek istiyoruz, hatalar yapsak bile.
O zaman bu hatalar da bize ait olur. Öğreneceğiz, ileriye gideceğiz,
bir toplum olarak gerçekten kendi ayaklamızın üzerinde duracağız...
SİYASAL PARTİLERİN VE HİYERARŞİLERİN ÇOK UZAĞINDA
YÜZ YÜZE
DOĞRUDAN DEMOKRASİYLE
DOĞRUDAN EYLEMLERLE
YÜRÜYÜN
6 ARALIK 2009 PAZAR günü
12.30 Kamara'da (Selanik)
#142 | Selanik'ten Rapor (5 Aralık)
6 Aralık 2009, Pazar
işyerinde, okulda, cezaevlerinde, sınırlarda, sokaklarda... devletin
ve patronların şiddeti her yerde. İsyanlar? Sizler? HERKES SOKAKLARA
Sabah, yoldaşlar Selanik'in kuzeyinde “Olympion” sineması binasını
işgal ettiler. Burası kentin belli başlı noktalarından (Aristotle
meydanı) birisi ve bir direniş ve insanlarla buluşma mekanına
dönüştürmek için ele geçirildi. Bir açıklama yayımlandı ve insanlara
dağıtıldı. "Herkesin sokaklara çıkması" çağrısı yapıyor.
Öğleden sonra bazı videolar gösterildi: “The Wobblies”, Nikea
olaylarıyla, geçen Aralık'taki isyanla, anarşist tutsak Ilias
Nikolaou'nun davasıyla ilgili videolar ve ardından açık bir
toplantı/meclis gerçekleştirildi.
Atina'daki durum açıklık kazanırken, kentteki diğer işgalden (Tiyatro
Okulu İşgali) yoldaşlarla eşgüdüm halinde kendiliğinden bir gösteri
kararı alındı. Emniyet müdürlüğünün önünden geçen yürüyüş, bir sürü
isyan polisinin takibi altında kent merkezindeki sokaklara yöneldi.
Gecenin ilerleyen saatlerinde, Selanik'teki Aristotle Üniversitesi
yakınlarında isyan polisin varlığı fark edilmeye başlanırken gerilimin
arttığı bildirildi. Saatler sonra (4 am sıralarında) 100 isyan polisi
(akademik dokunulmazlık bölgesinden geçerek) farklı yönlerden alana
saldırdı ve 7 kişiyi gözaltına aldı. Görgü tanıkları ve üniversitede
konuşlanan korsan bir radyo istasyonu (http://www.1431am.org/), çok
sayıda üniversite öğrencilerin işgali altındayken, gözaltına
alınanların yalnızca üniversite kampüsü içinde oturmakta olduklarını
ilettiler. Polisler ikinci kez bu üniversiteye giriyorlar, ilki iki
yıl önce olmuştu.
HERKES SOKAKLARA, TERÖRÜ SONA ERDİRMEK İÇİN
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/blog
Çeviri: Ainfos Türkçe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)